Her yıl 17 Kasım’da kutlanan ‘Dünya Prematüre Günü’ tüm dünyada 200’den fazla ülkede kutlanıyor. Bu anlamlı günde amaç yaşama tutunmaya çalışan bu kahraman bebeklerin ve ailelerinin sorunlarını paylaşmak ve toplumda prematüre bebekler ile ilgili farkındalığı arttırmak. Bilindiği gibi doğan her 10 bebekten 1 tanesi prematüre olarak doğuyor ve maalesef bu oran gelişmiş ülkelerde bile giderek artıyor. Avrupa’da her yıl yaklaşık 500.000 bebek erken doğuyor. Prematüre doğum, yenidoğan dönemindeki bebek ölümlerinin en önemli nedenlerinden biri. Özellikle 32 hafta ve altında doğanlar ve doğum ağırlığı 1500 gr altında olanlar Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinin olduğu ve  yenidoğan konusunda uzman olan doktorların olduğu hastanelerde izlenmeli.

Hangi bebeklere preterm diyoruz?

Zamanında doğan bir bebeğin gebelik haftası 40-42 haftadır. Eğer bir bebek 37 hafta 6 günden daha küçük doğarsa bu bebeğe prematüre doğmuş veya preterm diyoruz. Ancak bu bebeklerin de daha riskli olanları var. 35-37 hafta arasında doğanlar geç preterm, 32-34 hafta arasında doğanlar orta derecede preterm, 32 hafta altında doğanlar çok preterm ve 25 hafta altında doğanlar da aşırı preterm olarak adlandırılır. En riskli olan grup 32 hafta ve altında doğan bebeklerdir.

Pretem doğumun nedenleri nedir?

Neden %50’sinde bilinmemektedir. Bilinen nedenler arasında annedeki bir enfeksiyon, ikiz-üçüz-dördüz gebelik, annede yüksek tansiyon, diyabet, daha önce preterm doğan bir kardeşin olması, gebelikte kilo alımının az olması, annenin fiziksel veya ruhsal bir travma geçirmesi, annede düşüklerin sayısının fazla olması ve tüp bebek uygulaması vardır.

Preterm bebeklerin sorunları nedir?

Özellikle 32 hafta ve altında doğan bebekler başta olmak üzere erken doğan bu bebeklerde: akciğerleri iyi gelişmediği için solunum sıkıntısı, beyin damarları ince yapıda olduğu için beyin kanaması, kalpte damar açıklığı ve kalp yetmezliği, tansiyon düşüklüğü, kan şekerinin düşüklüğü, uzun süre beslenememe, ısısını koruyamama, enfeksiyon, kansızlık, körlük ve görme sorunları, barsak enfeksiyonu gibi birçok sorun gelişebilmektedir. Bebeklerin çok yakın takip edilmesi gerekir

Bir preterm bebek hastaneye yattığında ne zaman taburcu olabilir?

Yukarda tanımlanan sorunlar gelişirse yatış süresi daha da uzar. Hatta maalesef araya giren sorunlar (beyin kanaması, enfeksiyon, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği gibi) nedeniyle bebek erken dönemde de kaybedilebilir. Bebek ne kadar erken ve ne kadar düşük tartı ile doğmuşsa o kadar fazla sorunla karşılaşır. Örneğin 800 gr doğan bir bebeğin yatış süresi 2 hatta 3 ayı bulur. Bebeklerin taburcu edilebilmesi için öncelikle yukardaki sorunların düzelmesi (bebeğin solunumu rahat olmalı, küvöz dışına alındığında vücud ısısını koruyabilmeli, ağızdan beslenmeli ve kilo alıyor olmalı) ve bebeğin emme ve yutma fonksiyonlarının gelişmesi gerekir. Bu da genellikle bebek 34-35 hafta olduğunda gerçekleşir. Yani 28 haftalık doğan bir bebeğin emmesi ve yutabilmesi 6 haftayı bulabilir (34-28= 6 hafta). Ayrıca anne ve babanın da bebeğin bakımını üstlenebilecek kadar kendine güvenmesi gerekir. Bu güven bebeğin yattığı süre zarfında ebeveynlerin servise düzenli gelmesi ve bebek uygun olduğunda ebeveynlerinin bebeğin bakımına dahil olmasıyla sağlanır. Ayrıca bebekler genellikle taburcu olmadan önceki birkaç gün anne-bebek uyum odasında anneleriyle birkaç gün geçirip, öyle taburcu edilmektedir. 

Bebekler taburcu edildikten sonra aileler nelere dikkat etmelidir?

Bebekler taburcu edildikten sonraki ilk hafta içinde poliklinik kontrolüne getirilmelidir. Bu kontrolde bebek iyi besleniyor mu, kilo alımı iyi mi, bakımı iyi mi, muayenesi normal mi, annenin merak ettiği bir şey var mı, göz muayenesine ne zaman tekrar gidilecek, ek tetkik istenecek mi? tüm bu sorulara yanıt aranacaktır. Preterm bir bebeği ilk 6 ayda en az ayda bir kez kontrole getirmek gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.