Engelliler Konfederasyonu olarak, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla,   yaşanan yüzlerce sorun arasından ivedi çözüm bekleyen en önemli dört sorunumuzu ve çözüm önerilerimizi kamuoyunun ve siyaset kurumunun dikkatine sunmak istiyoruz.

Bilindiği gibi Türkiye, Ulusal Engelli Raporunu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesine sunmuş; buna karşın Engelliler Konfederasyonu da bir gölge rapor hazırlamıştı. Türkiye’nin Ulusal Engelli Raporu bu yılın mart ayında özel oturumda ele alınarak müzakere edildi. Bu oturumda Konfederasyonumuz da ulusal engelli raporuna ilişkin eleştiri, değerlendirme ve önerilerini sundu. Sonuç olarak Komitenin Türkiye’ye ilişkin nihai gözlem raporu 9 Nisan 2019 tarihinde yayımlanmış; önemli tespitler yapılarak tavsiye kararları ortaya konulmuştur.

Hükümete, engellilere ilişkin iç mevzuatımızı en kısa sürede, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesinin Nihai Gözlem Raporundaki tavsiye kararları doğrultusunda sözleşmeyle uyumlu hale getirmesi için çağrıda bulunuyoruz. Yeni mevzuat çalışmaları,  başta Konfederasyonumuz olmak üzere sivil toplum temsilcilerinin de içinde bulunduğu bir çalışma grubu tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının eşgüdümünde gerçekleştirilmelidir.

Bilindiği gibi 2013 yılından bu yana gerek 2828 sayılı yasaya göre ödenen bakım ücretinde, gerekse 2022 sayılı yasaya göre ödenen muhtaçlık aylığında, engellinin hane içinde fert başına düşen geliri kriter olarak kullanılıyor. Bu durum, engelli gelir sahibi değilken gelir sahibiymiş gibi bir algı yaratıyor ve engelli bireyi daha çok ailesine bağımlı hale getiriyor. Yanı sıra pek çok muhtaç engellinin bu hakları elde edememesi sonucunu yaratıyor.

Anımsanacağı üzere konu 2016 yılında Meclisin gündemine gelmiş ve o zamanki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu kriterin kaldırılması için bir yasa tasarısı sunmuştu. Ancak Maliye Bakanlığının itirazı nedeniyle anılan kriter sadece yaşlı eşler için ortadan kaldırılmış; engellilerin talebi reddedilmişti.

Uzun süreden beri engelliler bu konunun Meclisin gündemine taşınması için talepte bulunuyorlar. Bu bağlamda Konfederasyonumuz 2019 yılı Mart ayından itibaren Hükümetimiz ve Meclisimize yönelik bir farkındalık kampanyası başlattı;  change.org’da   sürdürülen imza kampanyasına 78.066 kişi destek verdi. İmza kampanyası sonuçları 18 Eylül 2019 tarihinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Zehra Zümrüt Selçuk’a teslim edildi.

TBMM,  bu yasama döneminde muhtaçlık aylığı ve evde bakım ücretinin ödenmesi için aile içinde fert başına düşen gelir kriteri yerine engellinin kendi gelirinin esas alınması yönündeki yasa değişikliğini gerçekleştirmelidir.   

Bilindiği gibi 2012 yılında başlayan EKPSS uygulamasından sonra kamu personeli olarak istihdam edilen engelli sayısında, daha önceki yıllara göre önemli bir artış olmuş; EKPSS’nin olmadığı 2002 ile 2012 arasındaki 10 yılda 20.829 engelli istihdam edilmişken 2012’den sonraki 6 yıl içerisinde 31.197 engelli kamu personeli istihdamı gerçekleştirildi. 2016 yılında yapılan EKPSS sonuçlarına göre 2016, 2017, 2018 yıllarında toplam 8.530 kişi kamu personeli olarak istihdam edildi. 2019 yılı içerisinde, yılın tamamlanmasına üç buçuk ay kaldığı halde her hangi bir atama söz konusu olmadı. İşsiz engelliler bu yılın Aralık ayı içerisinde bir atama beklentisi içerisindedirler. Sayın Bakan geçtiğimiz haftalarda  Plan ve  Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada şartlı olarak Aralık ayında atama yapılabileceğini ima etti. Bu imanın gerçeğe dönüştürülmesini, 2019 yılı bitmeden anlamlı sayıda bir atamanın yapılmasını istiyoruz.   

                Taşeron işçi olarak çalışan ve 696 sayılı KHK’nın. 127. maddesi ile sürekli işçi kadrolarına alınan engellilerin erken emeklilik hakkının erken emeklilik zorunluluğuna dönüştürülmesi nedeniyle pek çok engellinin erken emekliliğe zorlandığı biliniyor. Oysa engelliler için erken emeklilik hakkı, seçimlik bir hak olup erken emeklilik zorunluluğu değildir. Bu gerçeği kabul eden bir önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Jülide Sarıeroğlu bir genelge yayınlayarak zorunlu erken emekliliğe sevk edilen engelli işçilerin emeklilik işlemlerinin durdurulmasını istemiş; 696 Sayılı KHK’da değişiklik yapılarak sorunun kökten çözüleceğine söz vermişti. Ancak Bakanlıktan ayrıldığı için bu sözünü yerine getiremedi. Yeni yasama döneminde 696 sayılı KHK’da engellilere de erken değil olağan emeklilik hakkının kullandırılması yönünde bir değişiklik yapılmalıdır.    

                ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

Öncelikle engellilerle alakalı bir birim kurulması gerekmektedir. Kurulacak birimin engellilerin ulaşabileceği bir alanda olması ve personelin bu donanıma  sahip olması gereklidir. Bu birim Ordu ilinde yerel yönetimlerin   sorumluluğunda olan sorunların tespiti  ve çözümü konusunda yetkili, yetenekli insanlardan oluşacağı yeterli olmayıp var olan engellilerdende orada temsilciler olması olmazsa olmazdır.

Ordu ilinde 1 tane engelli ulaşım aracı mevcut olup bu var olan talebi karşılamamaktadır.

Kaldırım işgali, kaldırımların düzensiz olması, engelli rampalarının standartlara uymaması, engelli şarz istasyonlarının yetersizliği, var olanların sağlıklı bir şekilde çalışmaması, üst geçit asansörünün sürekli bozuk olması, engelli vatandaşların sağlıklı bilgiye ulaşamaması, bu birim tarafından kolaylıkla çözülecek  bazı sorunlardır.

Ayrıca Ordu Kent Konseyi bünyesinde  engelliler meclisinin olmaması, Ordu şehrinde var olan engellileri  yok saymaktan başka bir şey  değildir. Engellilerde çocuğu,  genci, yaşlısı, erkeği, kadını ile bu toplumun bir   parçasıdır. Bu nedenle onların kanunlar ve  toplumsal yaşamın doğal kuralları ile oluşan haklarını kullanmaları, yöneticilerinde bunu sağlamaları mecburidir. Var olan engelli sivil toplum örgütlerine  üye olanlardan hariç bu şehirde  binlerce engellinin var olduğunu lütfen  göz ardı etmeyiniz. Bütün bu belirttiğimiz konularda var olan yasal haklarımız nedeniyle, gerekenin yapılmasını talep ediyoruz. Engelsiz bir yaşamda buluşmak dileğiyle..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.