Öne Çıkanlar Anıtkabir Sedat Keskin ERKAN GÜLDEREN ORDU İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRÜ Kent Konseyi Başkanı Ömer Aydın siyaset

Bu haber kez okundu.

'ORDU 1921 YILINDA İL OLDU'

Ordu’nun ne zaman il statüsüne kavuştuğu konusunda son zamanlarda ortaya çıkan farklı görüş ve tartışmalarla ilgili olarak Ordu tarihiyle ilgili çalışma yapan tarihçi ve yazarlar ortak bir açıklama yaptılar.

Aralarında Ordu Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İlhan Ekinci, uzun yıllar Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümünde öğretim üyeliği yapan Dr. Oktay Özel gibi akademisyenlerin de yer aldığı tarihçiler ilimizin yönetsel statüsü konusuna açıklık getirdiler.

Uzun yıllar Ordu ile ilgili çalışmalar yapan Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi ve yazar İbrahim Dizman; kent tarihiyle ilgili çok sayıda makale ve kitaba imza atan yazar Hikmet Pala ve Osmanlı Arşivleri uzmanı, belgeler konusunda yetkin bir isim olan Adnan Yıldız’ın da içinde yer aldığı ortak açıklamaya, Ordu’nun Osmanlı dönemi ile ilgili birçok eser kaleme alan yazar Mithat Baş da imza koydu. Ayrıca, kent tarihleri uzmanı ve yazar Önder Kaya ile kentimiz yakın dönem tarihi araştırmacısı, yazar Naim Güney de ortak metni imzalayanlar arasında.

Akademisyen ve yazarların ortak açıklaması şöyle:

TARİHİ OLGULARA DOĞRU BAKMAK…

Bilindiği gibi geçen yıl Ordu’nun il oluşunun 100. yılı çeşitli etkinliklerle kutlanmıştı. Ancak öyle anlaşılıyor ki ilimizin yönetsel tarihi ve adlandırmalarla ilgili konular çok iyi anlaşılamamış ve bu durum tartışmaya yol açmıştır. Bu nedenle kamuoyunu bilgilendirmeyi gerekli gördük.

Tarih araştırmalarında kavramların ve terimlerin doğru kullanılması önemlidir. Bir kavram/terim dönemlere göre değişiklik gösterebilir. Osmanlı ve Cumhuriyet’in yönetim biçimi ile ilgili terimler de değişik dönemlerde farklı anlamlar taşımışlardır. Örneğin Osmanlının son dönemlerinde “vilayet” terimi daha önceki dönemin “eyalet” kavramına benzer şekilde, geniş bir yöreyi kapsamak üzere kullanılmıştır. “Liva” ise son dönemde ikili bir anlam taşımıştır. “Mülhak liva” denilen yönetsel birim birden çok kaza ve livadan oluşan eskinin eyaleti olan “Vilayet”e bağlıdır; “müstakil liva” ise tamamen bağımsız şekilde merkeze bağlıdır ve bugünkü vilayet/ il biçiminde örgütlenerek tasarlanmış bir yönetim kademesidir. Bu alandaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Nuray Keskin de yönetsel birimleri incelediği makalesinde “Müstakil liva ise bağlı olduğu vilayet ile ilişkisi kesilerek, doğrudan merkeze bağlanan, genel ve yerel idare bakımından vilayetle eşdeğer kılınan yönetim birimidir. “saptamasını yapar. (Memleket, Siyaset Yönetim, c 2, sayı 5, s 119).

Ordu da 1921 yılında yürürlüğe giren yasa ile bugünkü vilayet/il tanımına uygun şekilde “bağımsız liva” yapılmıştır. Liva, sancak isimleri 1923'te "vilayet" adına dönüştürülmüş, 1960'lardan sonra da "il" olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Değişiklikler sadece isimdedir; herhangi bir yönetsel değişiklik ve statü farklılığı olmamıştır. Liva yöneticisi olan "“mutasarrıf" sıfatının "vali"ye dönüştürülmesi de bu anlamda olup görev tanımında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Yerel tarihler, kent tarihleri, bütünden koparılamaz; dönemin ruhundan ayrı düşünülemez. Ordu’nun bağımsız liva yapılmasının konjonktürel anlamı, dönemin ruhu göz önüne alınmadan; başka bir deyişle, 1921’de niçin bugünkü anlamla il statüsü verilerek bağımsız bir liva yapıldığını irdeleyip analiz etmeden iddialarda bulunmak, sadece ad değişikliklerine takılıp kalmak tarih biliminin ilkeleriyle çelişir, iddiaları ciddiyetten uzaklaştırır.

Tarih bilimi, bitmiş, sona ermiş bilgilerin tekrarı olmadığı gibi bir belgenin bilimsel disiplinden uzak yorumlarla sunulmasından da ibaret değildir Bu yönelim hatalı sonuçlara yol açabilir. Tarih biliminin disiplini, her bilgi ve belge üzerinde titizlikle ve analiz yaparak bilgileri geliştirmek üzerine kuruludur. Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.