Havalar soğudu ve bağışıklık sistemimiz, Koronavirüs salgını nedeniyle her zamankinden daha güçlü kalmalı. Bağışıklık sisteminin güçlü tutulabilmesi için yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor ve tüketilmesi gereken besinlerin başında ise kırmız et geliyor.

Kimi zaman yüksek enerji depolamak, kimi zaman sağlıklı minerallere ulaşmak için tüketilen kırmızı et, Koronavirüs’e karşı mücadelede de önemli bir rol üstleniyor. Bağışıklık sistemimiz, havaların soğuması ile birlikte farklı hastalıklardan korunmak için ve özellikle Koronavirüs salgını nedeniyle her zamankinden daha güçlü kalmalı. Bağışıklık sisteminin güçlü tutulabilmesi için yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor ve tüketilmesi gereken besinlerin başında ise kırmız et geliyor. protein, demir, çinko, selenyum ve B12 vitaminine sahip olan kırmızı etin 9 faydasını şöyle sıralayabiliriz;

Etin sadece sağlık açısından yararlarının yanı sıra kilo vermek isteyenlerin diyetlerinin ana merkezi haline geldi. Kas miktarını artırmak isteyenler de et odaklı diyetlerden faydalanıyor. Ayrıca et, büyüme çağındaki çocuklar için de çok önemli bir protein kaynağıdır. Bağışıklık sistemini destekler ve yaraların, kırıkların, vücuttaki hasarların iyileşmesinde önemli rolü vardır. Etin faydalı olması için kilolarca tüketmemize de gerek yok. Yaklaşık 100- 150 gr yağsız veya az yağlı et tüketmek hem günlük protein ihtiyacımızı karşılar hem de yanına pek çok artı destek verir. Doğru miktarda ve doğru pişirilmiş az yağlı et, aslında bir sağlık iksiridir.

1. Et, bir aminoasit olan L-karnitini yüksek miktarda içerir. 100 gr ette ortalama 56 - 162 mg L-karnitin bulunuyor. Özellikle kilo vermek isteyenlerin son dönemde haplarını kullandığı, vücutta enerji yakımını hızlandırdığı tespit edilmiş bir amino asit olan L-karnitinin kalp sağlığına, diyabete ve kilo vermeye desteği oldukça fazla görülüyor. Bu amino asitin dışarıdan alınan sentetik haplar yerine etten alınmasının da önemli olduğunu vurgulayan İlkay Gök, etten elde edilen L-karnitinin haplara göre emiliminin daha yüksek olduğunu dile getiriyor.

2. Et, çok güçlü antioksidanlardan glutatyon açısından en zengin kaynakların başındadır. Vücudumuzda glutatyon seviyesini yüksek tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir. Glutatyonun yaşlanma karşıtı, uzun ömürlü yaşam, hastalıklardan koruma, kronik hastalık riskini azaltma, bağışıklık sistemini güçlendirme gibi özellikleri bulunuyor. Vücudumuzdaki her hücreyi, pek çok kronik hastalığa neden olacak hücresel hasardan koruyan glutatyon, eksikliği nedeniyle meydana gelen oksidatif stres ve enflamasyonun da önüne geçiyor. Vücudumuzun glutatyonu sentezlemek için amino aside ihtiyaç duyması ve bu amino asitlerin de ette bulunması, etin faydalarını bir kez daha kanıtlıyor.

3. Kaliteli protein deposudur. Et, çok yüksek oranda kaliteli protein bulunduğu için kas kütlenizin artışını destekliyor.

4. Sağlığınız için kritik önemdeki birçok mineral ihtiyacınızı karşılar. Kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, mangan, potasyum, fosfor, selenyum, çinko açısından zengin olan et, 100 gr tüketildiğinde günlük selenyum ve çinko ihtiyacının neredeyse tamamını, demirin yüzde 26’sını, fosforun yüzde 38’ini karşılıyor.

5. B grubu vitamin deposudur. Yaklaşık 200 gr et tüketildiğinde B12 vitamin ihtiyacımızın yüzde 82’si, B3 vitaminin yüzde 50’si, B6 vitaminin ise yüzde 36‘sı karşılanıyor.

6. Kansızlığa iyi gelir. Kırmızı et tüketimi, vücudumuzdaki kansızlığın giderilmesine destek veriyor.

7. Yüksek oranda karnosin (amino asit) içerir. Tavuktan yüzde 50 daha fazla oranda kırmızı ette bulunan karnosinin, oksidasyon ve glikasyonu inhibe etmenin yanı sıra; asitler, aldehitler ve ağır metalleri temizleyen, hücresel bir çöp toplayıcısı olduğu görülüyor. Antioksidan özelliğinin dışında hücreleri yaşlanmaktan koruduğu da tespit edilen karnosin, takviyesi yapılmış doku kültürlerinde, hücrelerin gençlik görüntülerini muhafaza ettikleri ve uzamış yaşam sürelerine sahip oldukları görülmüştür. Karnosinin hücresel yaşamı uzatma yetisi, yaşlı hücrelerde bile geçerli iken, gerçekleştirilen bir çalışma, karnosin takviyesinden sonra, hücre yaşam sürelerinde yüzde 67’lik bir uzama saptamıştır. Ayrıca immune sistemi aktif ederek bağışıklık sistemini de destekliyor.

8. Konjuge linoleik asit içerir. Konjuge linoleik asit, et ürünlerinde özellikle doğal beslenenlerde yüksek miktarda bulunuyor. İnsülin hassasiyetinin düzelmesini ve yağ kaybını destekliyor.

 

9. 100 gr ette yaklaşık 350 mg keratin bulunur. Keratin kas büyümesi ve gelişimini desteklerken, egzersiz performansını ve kaslara yüksek oranda enerji sağlayarak dayanıklılığı artırıyor.