Öne Çıkanlar savcı Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti sigorta hüseyin bayrak edebiyat

Bu haber kez okundu.

Referandumun kazanını olmayacak!

ORDU - Karadeniz turuna çıkan ve Ordu' durağında Tv52 Akşam Bülteni'ne konuk olarak Erol Küçükoğlu'nun sorularını yanıtlayan CHP eski Genel Başkan yardımcılarından Kocaeli eski Milletvekili Prof.Dr.Hurşit Güneş ilginç tespitlerde bulundu. 16 Nisan'da gerçekleştirilecek olan referandumun çok önemli olduğunu söyleyen Güneş, "Bu referandumun kazanını olmayacak. Referandumdan ya Türkiye kazanacak, ya Türkiye kaybedecek" diye konuştu. 

Ordu'nun çok önemli bir kent olduğunun altını çizen Prof.Dr.Hurşit Güneş, 16 Nisan Referandumu'nun CHP ile ilgili bir mesele olmadığını savundu. Güneş, "Bu CHP ile ilgili bir mesele değil. Bu meselede, şahsi fikrimi ifade ediyorum. Şöyle düşünenler olabilir, CHP'liler veya başka muhalif olan gruplardan. Yani biz buradan hayır çıkarırsak, bizim için hayırlı olacak. Hayır, onlar için hayırlı olacak belki ama kazançlı olmayacaklar. Bu referandumun kazanını olmayacak. Referandumdan ya Türkiye kazanacak, ya Türkiye kaybedecek" ifadelerini kullandı.

"CHP ANA MUHALEFETTE KALIR"

Referandumun Türkiye, Türk Milleti ve ülkenin yarınları açısından çok önemli olduğunu dile getiren Prof.Dr.Hurşit Güneş, CHP'li olmasına rağmen 16 Nisan'da 'hayır' çıkarsa, mevcuk siyasi tablonun değişmeyeceğini belirterek, "Yani bu referandumdan, bu Anayasa değişikliği, bu tek adam rejimi olmazsa sanki CHP başarılı olur veya başarı kapıları O'nun için açılır falan zannediyorlar. Yani böyle birşey olmayacak. Yok CHP'nin 134 milletvekili var, ana muhalefet yine ana muhalefet kalır. Türkiye'de Ak Parti iktidarı var. Yine Başbakan onlardan, Cumhurbaşkanı onlardan olacak. Meclis çoğunluğu 316 milletvekili ile Ak Parti'de. Yine aynı olacak, değişen birşey olmayacak" dedi.

"PARLEMENTER SİSTEM GELİŞTİRİLMELİ"

Türk siyasetinin Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir viraja girdiğini vurgulayan Prof.Güneş, "Değişecek birşey varsa, Türkiye'de parlamenter sistemi geliştirmeliyiz. Türkiye'de parlamenter sistemi yeterince geliştiremedik. Türkiye'de parti içi demokrasiyi sağlayamadık. Türkiye'de Meclis'i etkin çalıştıramıyoruz, daha etkin çalıştırmalıyız. Türkiye'de liderler kendi partilerine başarı getiremediklerinde parti içi demokrasi mekanizmalarını çalıştırmalılar. Çok yapacağımız şey var bunları yapmıyoruz. Diyoruz ki, bu araba arızalı. Bu arabayı bırakalım bisilkete binelim. Bu doğru değil. Arabayı tamir ettirirsin, daha hızlı gider" diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANI TÜRKİYE'NİN TAMAMINI KUCAKLAMALI"

"Türkiye'nin tamamını kucaklayan bir Cumhurbaşkanı'na ihtiyacı var" diye konuşan Güneş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'de Demirel de bir siyasi partinin lideriydi, Tayyip Erdoğan da bir siyasi partinin ve üstelik iktidarda olan bir siyasi partinin lideri. Demirel, Cumhurbaşkanı olduğu zaman arkama bakmam dedi, fakat Tayyip Erdoğan arkama bakmak istiyorum ve partimin başında olmak istiyorum diyor. Fakat doğru yapmıyor çünkü Türkiye'nin bütün partilerin üstünde bir Cumhurbaşkanı'na ihtiyacı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin birlik ve beraberliğini sağlayacak partiler üstü konumunu korumalı diye düşünüyorum. Bu Anayasa, Türkiye'nin hayrına bir değişiklik getirmiyor. İleride pişman olacağımız bir değişiklik getiriyor. Biliyorum evet diyenler, Recep Tayyip Erdoğan'ın sevdikleri için 'evet' diyecekler. Sadece onu kırmayalım diye evet diyecekler ama şöyle söyleyeyim. Onlara şunu söylesek. Bu Anayasa Değişikliği'ni sadece Recep Tayyip Erdoğan'ın ömrüyle sınırlı yapalım mı diye sorsak, yoksa ebedi mi olsa desek tabiki Tayyip Erdoğan'dan sonra geçerli olmasın diyeceklerdir. Demek ki, başka birinin eline geçtiği takdirde mahsurlu bulduklarına göre biz bu yanlışı yapmayalım. Bugün siyaset çok sert, çok keskin ve çok hasımane gidiyor. Böyle olmamalı. Bir insana bütün yetkileri vermek doğru değildir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.