Abi Aile İstiyordu!

Abone Ol

Sokak röportajına çıktığımızda neyle karşılaşacağımızı hiçbir zaman tam olarak bilmiyoruz.

Bazen sorulara ezber cevaplar geliyor, bazen insanlar dertlerini anlatmak için duruyor, bazen de kimse yüzümüze bakmadan geçip gidiyor.

Gün boyu mikrofon uzattık, dinledik, not aldık. Hayatın içinden, birbirine benzeyen ama aslında çok farklı hikayeler duyduk.

Saatler geçtikçe yorulduk. Hem beden olarak hem kafaca. Bir yerde durup mola verdik, çay söyledik. Mikrofonu masaya bıraktık, biraz susmak istedik.

Tam o sırada yanımıza bir abi geldi. Zihinsel engelliydi. Elinde yara bandı satıyordu. Sessizce durdu, sonra konuşmaya başladı. Yüzünde alışılmış bir çekingenlik vardı. “Gel abi, çay içelim” dedik. Tereddüt etti ama oturdu.

Önce havadan sudan konuştuk. Nereden geldiğini, ne yaptığını anlattı. Sonra bir anda, sanki uzun süredir taşıdığı bir şeyi bırakır gibi dedi ki;

“Ben aile istiyorum.”

Devam etti….

Evim olsun. Akşam gelince biri olsun. Beni düşünen biri.”

Cümleleri çok basitti. Süs yoktu, büyük hayaller yoktu. Sadece bir aile isteği vardı. Elinde yara bandı vardı. İnsanların küçük kesiklerine, ufak yaralarına çare olsun diye satıyordu. Ama kendi yaralarına kimse bant olmamıştı sanki.

Biz gün boyu insanlara mikrofon uzatmıştık. Hayat hakkında sorular sormuştuk.

En gerçek cevabı ise mikrofon kapalıyken aldık.

Abi zihinsel engelliydi ama ne istediğini çok net biliyordu. Biz yıllarca kaçındığımız, karmaşıklaştırdığımız şeyi o birkaç kelimeyle söyledi…

Aile. Bir ev. Bir bekleyiş.

Biz aileyi bazen yük gibi görüyoruz. Sorumluluk diyoruz, zor diyoruz. O ise aileyi bir güven duygusu gibi, bir sığınak gibi anlattı. Akşam kapıyı açtığında birinin olmasını istiyordu.

Çaylarımız bitti. Abi teşekkür etti, kalktı, yara bandı satmaya devam etmek için gitti.

Biz masada kaldık. Ama artık masada sadece çay yoktu. Sessizlik vardı, düşünceler vardı, biraz da iç burkan bir gerçeklik.

O gün şunu fark ettim:

Herkes konuşuyor ama herkes anlatamıyor.Herkes görüyor ama herkes fark etmiyor.

Bazı insanlar elinde yara bandıyla dolaşıyor.

Ama bazı yaralar var, ne kadar bantlasan da kapanmıyor.

Abi aile istiyordu.

Belki de insanın en derin yarası, bir yere ait olamamaktı.