Gastronomi Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı, “Ordu’nun köklerini temsil eden bir binada gastronomiyi yaşatabilmek bir vizyon meselesidir” diyerek Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi’nin işletmelere rol model olması gerektiğini söyledi.

Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi, tarihi dokusu ve sunduğu eşsiz lezzetlerle misafirlerini büyülemeye devam ediyor. Kentin gastronomi kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktaran Gastronomi Merkezi, her geçen gün daha fazla ilgi görürken, alanında tanınmış isimlerin de takdirini topluyor. Son olarak Gastronomi Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı’yı ağırlayan Sarı Konak Gastronomi Merkezi, bir kez daha övgü dolu sözlere başrole çıktı. Tarih ile lezzetin iç içe sunulduğu konseptten oldukça etkilendiğini ifade eden Tartıcı, merkezin sadece bir restoran ya da yeme-içme alanı olmadığını; aynı zamanda kültürel bir mirasın yaşatıldığı özel bir mekân olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN BÖYLE BİR MERKEZE SAHİP OLMASI ÇOK DEĞERLİ”

Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe’nin hayata geçirdiği merkezden gurur duyduğunu belirten Reha Tartıcı, “Sarı Konağın bir gastronomi merkezi olması çok değerli. Çünkü Ordu’nun köklerini temsil eden bir binada gastronomiyi yaşatabilmek bir vizyon meselesidir. Onun için emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Buradan inanılmaz etkilendim. Yediğimiz yemekler, mimari yapısı, dekorasyonu ve geçmişe bağlılığı gösteren dokunuşları çok etkileyici. Genelde restoranlardaki menülerde bir kelimelik yemek isimi, yanında fiyat verirler. Ancak buradaki menülerde bütün coğrafi işaretli ürünler belirtilmiş. İçerikleri gayet açıklayıcı ve iyi anlatılmış. Böyle kavramların Türkiye’nin geneline yayılması ve bütün işletmelere örnek olmalı. Altınordu Belediye Başkanı Sayın Ulaş Tepe de çok vizyoner, genç ve dinamik bir başkan. Şu yaptığı eseri gördüğüm zaman gurur duydum. Türkiye’nin böyle bir başkana sahip olması, Türkiye’nin böyle bir gastronomi merkezine sahip olmasını çok değerli” dedi.

“HERKESİN BU VİZYONLA GASTRONOMİ MERKEZİ KURMASINI DİLERİM”

Gastronominin evlerdeki mutfaklar ve sofralarda yaşayan bir kavram olduğunu belirten Tartıcı, “Bu kent endemik bitkilere ve otlara sahip. Bence vahşi gastronomi demek lazım. Çünkü tamamı yabani otlar üzerine kurulu bir bölümü var. Tarihsel gelişimine baktığımız zaman Rum ve Ermeni etkisini görüyoruz. Tabi ki Anadolu toprağından gelen etkiler de var. Bunların hepsini birleştirdiğimiz zaman herkesin bu vizyonda bir gastronomi merkezi kurmasını dilerim. Ülkemizin pek çok il ve ilçesini ziyaret ediyorum. Oralarda gördüğümüz gastronomi merkezlerinin hepsi aynı seviyede değiller. Burası çıtayı çok yükseltmiş. Onun için burası diğer işletmelere örnek veya rol model olmalı” diye konuştu.

Kaynak: Altınordu Belediyesi