BABA MEKTUBU, BERAT GÜNLÜĞÜ, NOSTALJİ RÜZGÂRI...

Abone Ol

Es'selâmü Aleyküm Sevgili Babacığım. Ne yazacağımı bilemiyorum. Olaylar, gelişmeler öylesine yoğun ki hangi birisini yazmalı?
AĞIZ DALAŞI, FOTOĞRAF MUHÂREBESİ
Bir defâ siyâset son sürat gidiyor. Ortalık gümbür gümbür. İktidârı muhâlefeti; herkes meydan fotoğrafı yarışında. Tam anlamıyla çağdaş bir meydan muhârebesi! 
DERT OLMAYINCA DERMAN OLUR MU?
Bana sorarsan hiç bir fazîleti yok. Çünkü bizim anladığımız mânâda bir dert yok. Mesele; benim partim kazansın, benim yandaşlarım iş alsın, pasta bizim olsun. 
POSTADAN PASTAYA!
Eskisiyle yenisiyle birbirine posta koymalar, iddiâlar, sataşmalar da hep pasta yüzünden!
BABACIĞIM BİZ; SENİN HESAP DEVAM!
Ama biz, senin hesap, hep memleketin menfaatini önceliyoruz. Sendeki o kişisel beklentisizlik huyu bize de sirâyet etmiş. Kimileri ufak tefek hatâlardan hemen veryansına başlıyor. Ya da, şimdi başka bir partiden aday olan biri için şahsiyetini, hocalık vasfını ortaya koyuyor. Ama biz, herşeye rağmen; ülkenin son 20 yıllık gelişim ve erişimini göz önünde bulundurarak, bu hareketin liderinin morâlini bozacak hiçbir hamleye sıcak bakmıyoruz; dolayısıyla da desteklemiyoruz. Herşeyden önce, 
WEFÂ DİYE BİR ŞEY VAR!
Hattâ, bu minvâlde, namazdan sonra kâğıda yazıp az önce sosyâl medyada paylaştığımız bir dörtlüğü buraya da alayım sıcağı sıcağına:
* MÎLAT ya da REİS! *      
TÜRKİYE deyince, REİS SONRASI;        
Reis'ten öncesi; KURTLAR SOFRASI! 
İnsandır, hatâsı vardır elbette;
Lâkin; şık düşer mi HESAP SORMASI?!...
GENEL GÜNDEMDEN, ÖZEL MİNVÂLE
Her neyse; biz gündelik akıp giden sosyâl hayatımıza ve bu minvâldeki gelişme ve değişikliklere dönelim.
TANIŞLAR, KOMŞULAR BİR BİR!
Babacığım; bu sıra senin de yakından tanıdığın, hattâ bizden çok tanışıklığın ve görüşüklüğün bulunan isimler senin gibi dünyâlarını değiştirip Rahmet-i Rahmân'a kavuştular.
GÂLİP YURTTUTAN, NECMİ AKTÜRK
Kimden ve nereden başlayalım? Önce en büyükten; Gâlip YURTTUTAN (94) Amca'dan başlayalım, Necmi AKTÜRK'ten devâm edelim inşâllâh:
BERAT KUŞLARI, SIRAT YOLCULARI!
Geçen mektupta söz etmiş miydim bilmiyorum; hastaydı, ziyâret etmiştik. Berat Kandili günü vefat etti, sabâhında da burada, Süperkent'teki evinin önünde helâlleştirmesini yapıp namazını kıldık.
SÜPERKENT'TEN ÇAVUŞLAR'A
Geçtiğimiz son Cumâ günü de köyleri ÇAVUŞLAR ev yanındaki dâvetlerine katıldık. Her iki merâsimde de hava güzel, katılım iyi olup bir miktar hitap nasîp oldu. Gâlip Amca'nın nâzikliği, beyefendiliği, gerek  yayladaki çocukluk günlerimiz, gerekse Süperkent komşuluğumuzda hep namazına, iyi insanlığına şâhitliğimizi belirttik. 
ZEKİ ŞENSOY, HÜSEYİN YAŞAR
Bilvesîle Zeki Enişte'nin kabrini de ziyâret edip sûrelerden okuduk, yol arkadaşımız Hüseyin YAŞAR Kardeşimiz güzel bir duâ yaptı. Sonra, aslen Trabzonlu olup burada toprağı bulunmayan ve de Ordu'ya yerleşen arkadaşımızın bu köyden aldığı 1 küsur dönümlük ev yerine gidip arsasını gördük. Hayırlı olsun dedik.
CUMÂ-CUMARTESİ'DEN PAZAR'A
Bu sıra bayağı cenâze oldu. Berat yolcuları diyebileceğimiz diğer cenâzeler de şöyle:
Gâlip Amca'nın cenâzesi günü vefat eden, köyümüzün ilk muhtarlarından Seyit Amca'nın oğlu, Necmi AKTÜRK(72)ün cenâzesi için Pazar günü köydeydik. Yine hava güzel, katılım çoktu. Mezar üstünde toprak attık. Kur'an okuduk. 
DEFİN SONRASI, ŞAVGU TARLASI!
Defin sonrası, Âile kabristanlığımızdan başlayıp, devâmında mezarlığın içinden geçerek yukarı kısımda Erdoğan ULUSOY ve Mehmet ELİBOL Ağabey başta olmak üzere EMİNOĞLU ve MOLLAOĞLU kabirleri başta olmak üzere tüm ehli îman kabristan komşularımız için duâlar ettik.
ESKİ YOLLAR, YENİ HÂLLER
Oradan çıkış yapıp eskiden okula gittiğimiz çocukluk günlerinde olduğu gibi ŞAVGU Amcalar'ın yerinden geçip o eski cılga yolu aradım mektebe giderken gelip geçtiğimiz. O yol duruyor ama, fındıkta araba yolu olarak kullanmak adına daha geniş bir hâl almış. Ama çakıl olmayınca yer yer çamur var. Sulak. Basınca vıcıklıyor. İşte asıl bu hâl bizi eskilere götürdü. 
ÇAMUR-ÇORAK, HAVUS'UN DİK!
O zamanlar araba yolu denen yerlerde bile çakıl yoktu. Çamur çoraktı. Dal-bat gidiliyordu. Hattâ bu yolda gavsul da gördüm, dökmüşler. 
Babacığım; hani tıpkı biz çocukken, sabah sen çarşıya gitmek için hareket ettiğinde seni tâkip edip te, karşıdaki HAVUS'UN DİK'te tekerlek çamura saplanıp patinaja düşerek çıkamadığında, ta ev yanından tâkip eder bunu görür, sana HEY ya da ŞELEK'le GAVSUL getirdiğimiz günleri hatırladık.
SELÂMİ ELİBOL; BİZLER, BÜYÜKLER
Hattâ bunu, arabamızı satıp henüz yenisini de almamış bulunduğumuz, o gün için birlikte geldiğimiz Selâmi ELİBOL kardeşimizle de paylaştık. Sizleri, onların büyüklerini rahmetle yâdettik, fedâkârlıklarınızı, yerlerinizin dolmadığını, şahsiyetlerin gitgide sıradanlaştığını, hâlbuki büyüklerimizin gittikleri kalabalıklarda saygıyla karşılanıp ortamı hareketlendirdiklerini konuştuk.
İNŞÂLLÂH DETAYLI YAZACAĞIZ
Babacığım; gerek Gâlip Amca, gerekse Necmi Âbiyle yakın geçmişte görüşmelerimiz olmuştu. Notlar almıştık. Onları da ayrıca kaleme alır burada teferruatlı paylaşır rahmete vesîle oluruz inşâllâh diye düşünüyoruz.
DEDELİ KÖPRÜSÜ, NOSTALJİ TÖRPÜSÜ!
Bu arada şunu yazayım ki; Necmi Âbi'nin cenâzesi günü (25 Şubat 24, Pazar) benim için tam bir NOSTALJİ GÜNÜ oldu. BÂGİ AVLUSU, ŞAVGU TARLASI'ndan ayrı olarak şehre dönüşte Selâmi Kardeşler Dedeli Köprüsü'ne gelmeden sağa, ARICILIK ENSTİTÜSÜ yoluna sapıp aynen eskisi gibi keskin bir virajdan sola dönüp yeni köprünün altından geçerek, ENGİNYURTLAR tarafına yukarı dönmeden dere kıyısı sıra câmi ve değirmen sonrasında birbirine çaplanmış gibi yapılan binâ kümelerinin yanında durduk. 
* SÜTÇÜLER, ARŞOLUK, BULANCAK*
Burda onların sütçüleri varmış. Bunlar Bulancak Aydınlık'tan ELMALI dediğimiz, bizim ARŞOLUK'tan gelip yer alarak Yayla yolu girişine yerleşip mahalle oluşturan ELLÂZOĞULLARI gibi buraya yerleşmişler. Çok çalışkan olup kısa zamanda epeyce zenginlemişler. Hepsinin kapısında arabalar, bahçe taşıt ve ekipmanları. Burada bahçelere yarıcı olarak çok iş yapıyorlarmış. Şu an yoklar. Kendi köylerinde düğün varmış; herkes orada. 
TELEFONLA ANAHTAR, HEY GİDİ GÜNLER
Hattâ sütü, telefonla sorup anahtarı bularak içeri girmek sûretiyle aldılar. Memlekette böylesine değişimler var. Benim için bu ilginçlikler yanında en önemli şey; Eymür'dekinden sonra burda da 50-60 yıl aradan sonra, hayâtımızın ilk kazâsını yaptığımız Dedeli Köprüsü ve o eski virajlı yol civarlarından HEY GİDİ GÜNLER HEY diyerek geçmemizdi.
KALABALIK RESİM, YALNIZ HAYAT
Tüm bu güzellik te, tevâfukan arabayı sattığımız günlerin âdetâ bir bereketi oldu. Kendi arabamızla gitsek, en azından nostalji tarafı olmaz; yarım asır öncesini dolaşamazdık. 
ESKİ YOLCULUKLAR, YENİ GERÇEKLER
Eskiden sabah çarşıya inerken ve ikindi sonrası dönerken bütün yolcular kamyon ya da otobüste hep birlikte çok güzel muhabbetli, esprili, neşeli, şarkılı-türkülü, haykırmalı yolculuklar olurdu. Şimdi herkes bir yere uğramadan kendisiyle gidiyor, kendisine uğruyor, kalabalığa uğrasa da içinden sessizce ve yalnız geçiyor. Neylersiniz; bugünün gerçeği de bu şekilde...
MEĞER, BİZ EYMÜR'DEYKEN!
Babacığım, konumuza gelecek olursak; Berat Gecesi'nin sabâhı biz cenâze için Eymür'deyken bir ruh daha kanatlanıp uçmuş kafesinden; Pazartesi gün de toprağa verilmiş. Biz bir gün sonra duyduk bunu. Allâh CC rahmet eylesin. 
PALAZOĞLU'DAN SİPÂHİ'YE
Senin "Ali Eniştemiz" dediğin, Palazoğullarındaki İFÂKET Halamızın dâmâdı olmanın ötesinde esnaflığı, kişiliği ve arkadaşlığıyla ayrı bir değer verdiğin KÖŞEM LOKANTASI sâhibi, civârın saygın isimlerinden, Mahallin çınarlarından Ali SİPÂHİOĞLU Amca, yıllarca yaşadığı hastalığın ardından Ramazan arefesinde Berat kuşları dizisindeki yerini aldı.
BİR ŞEKİLDE KATILMAYA ÇALIŞIYORUZ
Babacığım; biz aynen senin gibi böyle akrabalar, tanıdıklar olunca, ya da sizlerle hukûku olanları duyunca mutlakâ gitmeye çalışıyoruz. Gidemezsek ardından Yâsin ya da Fâtihalar okuyor, en azından duâlar ediyoruz. 
GAZZELİ KARDEŞLERİMİZLE  BERÂBER
Şimdi burada da duâmızı tekrarlıyor; Rabbimiz başta sizler olmak üzere tüm ölmüşlerimize sonsuz rahmetiyle muâmele eylesin diyor, hepimizi de sevdiklerimizle berâber Efendimiz SAV in komşuluğunda, Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere kâffe-i ehl-i îmanla buluşturması niyâzıyla yalvarıyor, tekrar buluşmak ümîdiyle cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...