Çok Şükür Daha Çok Var

Abone Ol

Sabah dolmuşta arkamda iki kişi emeklilikten konuşuyordu. Öyle laf arasında değil, ciddi ciddi. Gün, ay, yıl…

Biri rakam söyledi, diğeri hemen düzeltti. Araya yasalar girdi, primler girdi, “şu tarihten önce olsaydı”lar havada uçuştu.

Bu ülkede emeklilik, bazen aileden daha çok konuşuluyor.

Bir noktada biri içini çekti:

“Bir emekli olsak da rahatlasak…”

Cümle dolmuşun içinde asılı kaldı. Kimse itiraz etmedi. Çünkü hepimiz aynı fikre alıştırıldık!

Rahat etmek, hep daha sonra. Gençken değil, çalışırken hiç değil, yaşlanınca…

Dolmuş ilerledi, ben camdan dışarı baktım ama kafam o cümlede takılı kaldı.

İstemsizce E-Devlet’e girdim. Hani bazen insan bilmediği bir şeye bakar ya, sırf başkaları konuştu diye. Emeklilik günüme baktım.

Orada duruyordu.

Gayet uzak. Soğukkanlı. Acelem yok der gibi.

İçimden samimi bir sevinç geçti “Çok şükür, daha çok var.”

İnsan yaşlanmak için gün sayar mı yahu?

Normalde bir yaş daha aldık mı panik oluruz, aynada bir çizgi görünce moral bozulur.

Ama konu emeklilik olunca, yaş almak başarı sayılıyor.

Takvim yaprakları düştükçe sevinir hale geliyoruz. Aslında kutladığımız şey, zamanın geçmesi.

Ama ben fark ettim ki, ben o tarafta değilim. Ben emekliliğim geç gelsin tarafındayım. Sabah erken uyanayım, alarm çalsın, biraz söylene söylene hazırlanayım istiyorum. Dolmuşa yetişeyim, camdan dışarı dalayım, arkamdaki muhabbetlere kulak misafiri olayım. Çünkü bunların hepsi hayatın içi.

Herkes “rahat edelim” derken ben hala yorulmak istiyorum. Yorgunluk kötü bir şey değil, günün boşa gitmediğinin kanıtı. Akşam yemeğinin tadı, sabahki aceleden geliyor. “Oh be” diyebilmek için biraz “of” demek gerekiyor.

Emekli maaşı alıp rahat edeceğim diye bugünkü koşturmacayı, bugünkü telaşı, bugünkü küçük mutlulukları ertelemek istemiyorum. Bugün içilen çay daha sıcak, bugün yürüyen ayaklar daha hevesli. Hayatı final sahnesine saklamak bana haksızlık gibi geliyor.

Dolmuş durağa geldi, ben indim. Arkadakiler hala gün sayıyordu. Ben saymadım.

Emeklilik beklesin dedim.

Ben yarın yine erken uyanayım.

Bir yere yetişeyim.

Bir dolmuş muhabbetine daha denk geleyim.