Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık üreticilerine ürünlerini emanete bırakmamaları çağrısında bulundu. Emanete verilen fındığın piyasadaki arz-talep dengesini etkilediğini belirten Soydan, bunun hem ürününü emanete bırakan hem de fındığını depolayarak bekleten üreticiler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
“İhtiyacınız Kadarını Satın”
Üreticilerin fındıklarını pazara sunarken dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirten Soydan, ihtiyaç bulunması halinde yalnızca gerekli miktardaki ürünün satılmasını tavsiye etti.
Depolama imkanı bulunan üreticilerin fındıklarını uygun koşullarda muhafaza edebileceğini ifade eden Soydan, depolama imkanı olmayan üreticilerin ise ürünlerini emanete bırakmak yerine satarak elde ettikleri geliri farklı alanlarda değerlendirmelerinin daha doğru olacağını dile getirdi.
“Emanet Fındık Piyasaya Giriyor”
Emanete bırakılan fındığın piyasadaki ürün arzını artırdığına dikkat çeken Soydan, bunun fiyat oluşumunda üreticinin aleyhine bir tablo oluşturabileceğini belirtti.
Soydan, “Emanete verilen fındık arz ve talep açısından dengeyi bozuyor. Çünkü ihtiyaçları olan fındığı emanetten kullanabiliyorlar. O yüzden elimizden geldiği kadar emanetten uzak olalım” dedi.
Bazı üreticilerin gurbet nedeniyle ürünlerini emanete bırakmak zorunda kaldığını, bazı üreticilerin ise yeterli depolama alanına sahip olmadığını kaydeden Soydan, bu durumda ürünün emanete bırakılması yerine satılarak elde edilen gelirin değerlendirilmesini önerdi.
“Emanete Verilen Fındık İçin Yüksek Fiyat Beklemeyin”
Fındık üretiminin yoğun emek gerektirdiğini vurgulayan Soydan, üreticilerin hasat sonrası ürünlerini nasıl değerlendireceğinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
Soydan, “Üreticilerimize tekrar emanete fındık vermeyin uyarısında bulunuyoruz. Çünkü emanete verdiğimiz fındık bizim olmaktan çıkıyor. Zaten emanete verilen fındığa iyi bir fiyat beklemek de doğru değildir” ifadelerini kullandı.
Soydan, üreticilerin piyasa şartlarını dikkate alarak hareket etmesinin ve fındıklarını mümkün olduğunca kendi kontrolünde değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.