Öne Çıkanlar İKİZCE ZİRAAT ODASI ordu gıda honey arı sütü Samsun

Bu haber kez okundu.

7. TARIM BAKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

Bakan Kirişci dünya genelinde gıda güvensizliğine neden olan küresel sorunların uluslararası ve çok taraflı iş birliğiyle ele alınması gerektiğinin altını çizerek, "Hem tarımda hem de gıda sektöründe pandeminin neden olduğu ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye bu süreçte sürdürülebilir kalkınmasını sürdürmüştür." dedi.

Kirişci, "Gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, artan nüfus ve buna bağlı olarak gıda talebindeki artış, değişen tüketim alışkanlıkları, iklim değişikliği ve tarımsal üretime etkileri, doğal kaynakların kısıtlanması, su kaynaklarının azalması, hızlı kentleşme ve göç, lojistik altyapının yetersizliği ve son zamanlarda Kovid-19'un gıda arzı üzerindeki olumsuz etkileri gibi birçok faktör gıda güvenliğini ulusal ve küresel ölçekte derinden etkilemektedir." diye konuştu.

"AKUT GIDA GÜVENSİZLİĞİ ÇEKENLER 2021'DE YAKLAŞIK 193 MİLYONA ULAŞTI"

Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara ulaşacağının tahmin edildiğine dikkati çeken Kirişci, insanlık için büyük bir sorun olan gıda krizinin salgın koşullarında daha da tehdit edici hale geldiğini vurguladı.

Kirişci, küresel açlık düzeyinin endişe verici derecede yüksek olduğunu belirterek akut gıda güvensizliği çeken insan sayısının 2021'de yaklaşık 193 milyona çıktığının altını çizdi. Kirişci, "Bu insanların 53 ülkede acil yardıma ihtiyacı var. Bu da bir önceki en yüksek seviyenin görüldüğü 2020 yılına kıyasla yaklaşık 40 milyon kişilik bir artış anlamına geliyor." dedi.

Yetersiz beslenmenin de arttığına işaret eden Kirişci, milyonlarca çocuğun gelişim geriliği veya zayıflıktan muzdarip olduğunu, giderek daha fazla çocuğun ve yetişkinin aşırı kilolu veya obez olduğunu anlattı.

"UKRAYNA'DAKİ SAVAŞIN ETKİSİNİN, GIDA GÜVENLİĞİ ÜZERİNDE SERT SONUÇLAR DOĞURMASI BEKLENİYOR"

Kirişci, insan tüketimi için üretilen gıdanın yaklaşık üçte birine denk gelen 1,3 milyar ton gıdanın da sosyal, ekonomik, çevresel ve en önemlisi iklim değişikliği kaynaklı sorunlar nedeniyle kaybolduğuna ve israf edildiğine de dikkati çekti.

Ukrayna'daki savaşın, dünyanın en savunmasız insanlarının ülkelerinin ve ekonomilerinin üzerinde yıkıcı etkileri olan ve gıda, enerji ve finansı içeren üç boyutlu bir krizi güçlendirdiğini de söyleyen Kirişci, şöyle devam etti:

"Bu durumun, hâlihazırda ciddi olan 2022 akut gıda güvensizliği tahminlerini daha da kötüleştirmesi muhtemeldir. Ukrayna'da devam eden savaşın etkisinin, milyonlarca Ukraynalının yerinden edilmesinin ardından gıda güvenliği üzerinde sert sonuçlar doğurması bekleniyor.

Gıda krizi yaşayan birçok ülke, özellikle Ukrayna ve Rusya Federasyonu'ndan temel gıda malzemeleri ve gübre ithalatına bağımlı olduğundan, bölgesel ve küresel düzeyde de ciddi gelişmeler bekleniyor. EİT'nin üyeleri olarak insani, kalkınma ve barış perspektifine yoğunlaşan gıda krizlerinin nedenlerini ve sonuçlarını hep birlikte ele almak için gereken kaynakları ve siyasi iradeyi seferber etmeliyiz."

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, 2030 yılına kadar başta açlık ve yoksulluğu sona erdirmek ve tüm dünyada sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmek olmak üzere sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde başarıya ulaşmak için mevcut gıda sistemlerinin dönüştürülmesinin ve sürdürülmesinin en önemli araçlardan biri olduğunu belirtti.

"EİT BÖLGESİ DE CİDDİ GIDA GÜVENSİZLİĞİ İLE KARŞI KARŞIYA"

EİT üyesi ülkelerin yaklaşık 550 milyon nüfusu olduğunu dile getiren Kirişci, bölgesel nüfusun yaklaşık yüzde 13'üne denk gelen, yaklaşık 59 milyon kişinin halen yetersiz beslenmeden muzdarip olduğuna ilişkin tahminleri de paylaştı.

Kirişci, "Bu, dünyanın diğer birçok yerinde olduğu gibi EİT bölgesinin de ciddi gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğu anlamına geliyor." dedi.

Artan nüfus, kentleşme ve gıda talebinin hububat ve hayvan eti ithalatını artırdığını kaydeden Kirişci, EİT'e üye ülkelerde artan talebin karşılanması için mahsul ve hayvancılık verimliliğinin arttırılmasının gerekli olduğunu vurguladı.

Kirişci, dünyadaki aşırı yoksulların yaklaşık yüzde 80'i kırsal alanlarda yaşadığı için, gıda güvenliğinin odak noktasının kırsal kesimdeki yoksullar olması gerektiğini söyledi.

Orta Asya'da kentleşmenin devam edeceği ve ancak nüfusun önemli bir bölümünün kırsal alanlarda yaşamayı sürdüreceği yönündeki tahminlere dikkati çeken Kirişci, bu nedenle, pazar bağlantısının güçlendirilmesi, kırsal ve kentsel bağlantıların desteklenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Kirişci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve EİT liderlerinin Aşkabat Zirvesi'nde coğrafyanın sunduğu güçlü potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi ve bölge içi ticaret hacminin 100 milyar dolar seviyesine çıkarılması için çalışmaların yoğunlaşması gerektiğini belirttiğini de hatırlattı ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli yol haritasının 2025 vizyon belgesinde yer aldığına işaret etti.

Buna ilişkin, Ankara'da faaliyet gösteren EİT Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi'ne (BKM) teşekkür eden Kirişci, BKM'nin, herkes için açlığı, gıda güvensizliğini ve yetersiz beslenmeyi sona erdirmek için bölgesel çabaları destekleyerek gıda güvenliğinin sağlanmasında ve bölgede tarım sektörünün geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.

Kirişci, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve EİT Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi ile Türkiye'nin İstanbul'da Ekim 2022'de ev sahipliği yapacağı "Avrupa ve Orta Asya'da Gıda Kaybı ve İsrafın Azaltılması Bölgesel Konferansı"na katılımcı bakanları davet etti.

Tarım alanındaki bir diğer önemli organizasyonun da EİT Ülkeleri Tohumculuk Birliği (ECOSA) olduğunu belirten Kirişci, ECOSA'nın EİT ülkelerindeki tohumculuk sektörünün altyapısını geliştirerek gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarmayı, ticaret hacmini artırmayı ve yüksek kaliteyi bölgesel tarımın hizmetine sunmayı amaçladığını hatırlattı.

Kirişci ayrıca, katılımcı bakanları Aralık 2022'de Azerbaycan'da yapılması planlanan 8. Tohum Konferansı'na katılmaya da davet etti.

"TÜRKİYE DÜNYANIN YEDİNCİ, AVRUPA'NIN BİRİNCİ BÜYÜK TARIM ÜRETİCİSİ"

Kirişci, Türkiye'nin dünyanın yedinci, Avrupa'nın birinci büyük tarım üreticisi ve fındık, kayısı, kiraz ve incir gibi birçok tarım ürününün üretiminde lider ülke olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Dünyanın her yerine 1690 farklı tarım ürünü ihraç eden Türkiye, tarımda net ihracatçı ülke konumundadır. Bu nedenle, deneyimlerimizi paylaşmak ve EİT bölgesindeki ülkelerle iş birliği yapmak konusundaki arzumuzun altını çizmek isterim.

Buna ilaveten, Türkiye tarımsal gelir açısından dünyada ilk 10'da yer almaktadır. Ancak küresel değişimler, riskler ve trendler yeni ve daha yaratıcı üretim teknikleri gerektiriyor. Bu nedenle, tarımda akıllı tarım teknolojileri geliştirmeye ve dijitalleşmeye öncelik verdik. Tarımsal inovasyon çalışmaları ve Ar-Ge çalışmalarına yaptığımız yatırımlar sayesinde tarım sektörümüz her geçen gün daha dayanıklı ve sürdürülebilir hale geliyor.

Hem tarımda hem de gıda sektöründe pandeminin neden olduğu ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye bu süreçte sürdürülebilir kalkınmasını sürdürmüştür."

Kirişci, uluslararası ve çok taraflı iş birliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayarak "Aynı gemide olduğumuzu ve bu gezegeni gelecek nesillerimize bırakacağımızı her zaman hatırlamalıyız." Dedi. Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.