Bazı cümleler sözlüklerde yer almaz ama hafızalarda yer eder. Çünkü onları anlamlı yapan kelimeler değil, söylendikleri anlardır.
"Domo toronaga makaremeso ancisen hayt" da onlardan biri.
Feyyaz Yiğit'in anlattığına göre bu sözün hiçbir dile ait bir anlamı yok. Babasının uydurduğu, kulağa yabancı bir dil gibi gelen birkaç kelimeden ibaret. Ama o anlamsız cümlenin arkasında, birçok insanın hayatına dokunan tanıdık bir hikaye var.
Babası bu sözü, aslında söylemek isteyip de söyleyemediği zamanlarda söylermiş. Misafir çok oturmuş ama "Artık kalksanız." demek olmuyor. Çocuklarına sevgisini göstermek istiyor ama "Sizi seviyorum." demek alışkanlığı yok. Bazen öfkesini, bazen mahcubiyetini, bazen de içinden geçen onlarca cümleyi tek bir anlamsız sözün içine bırakıyormuş.
İlk duyduğunuzda gülüyorsunuz.
Sonra biraz düşününce gülümsemeniz yavaş yavaş yerini başka bir duyguya bırakıyor.
Çünkü aslında hepimizin hayatında böyle anlar var.
Babamız arayıp "Nasılsın?" demez de "Eve kaç gibi gelirsin?" diye söze girer. Annemiz "Seni özledim." demez de " Yemek yedin mi?" diye sorar. Dedemiz sarılmaz ama cebimize harçlık sıkıştırır. Biz de çoğu zaman "Kırıldım." demek yerine susar, "Yoruldum." demek yerine gülümseriz.
Biz, duygularını doğrudan söylemekten çok, hissettirmeye çalışan insanların çocuklarıyız.
Belki bu yüzden o anlamsız cümle bu kadar tanıdık geliyor.
Çünkü bazen insanın içinde öyle çok şey birikiyor ki, hiçbir kelime yetmiyor. Ne nezaket izin veriyor, ne gurur, ne alışkanlıklar...
Söylemek istediklerimiz boğazımıza kadar geliyor ama dudaklarımızdan bambaşka cümleler çıkıyor.
Belki de "Domo toronaga makaremeso ancisenhayt", tam olarak bunun adı.
Söylenemeyen "Git artık..."
Söylenemeyen "Kal biraz daha..."
Söylenemeyen "Kırıldım."
Söylenemeyen "Affet beni."
Ve belki de en çok da söylenemeyen "Seni seviyorum."
Anlamını sözlüklerde aramayın. Çünkü bazı cümlelerin anlamı kelimelerinde değil, insanın içinde saklıdır.
Hayat da biraz böyle değil mi zaten? En çok sustuklarımızı hatırlıyoruz. En çok söyleyemediklerimiz içimizde büyüyor.
O yüzden bazen insan, ne uzun açıklamalar yapmak istiyor ne de kendini savunmak...
İnsan bazen sadece "Domo toronaga makaremeso ancisen hayt" demek istiyor.