“KORONA AŞISININ YAN ETKİSİ ABARTILMAMALI”

Abone Ol

Aşılarla oluşan yan etkiler özellikle sosyal medyada abartılarak insanlar yanlış yönlendiriliyor. İmmün sistemi uyaran her aşıda olduğu gibi enjeksiyon bölgesinde ağrı, şişme, kızarıklık bunun dışında yorgunluk; baş, eklem ve kas ağrıları ve hatta titreme, ateş, ishal, kusma meydana gelebilir. Nadir durumlarda ise enjeksiyon bölgesinde lenf düğümlerinde şişlik oluşabilir. Bunlar alerjiyle ilişkisiz, kimde ortaya çıkacağı tahmin edilemeyen, genelde tedavisiz ve kısa sürede geçen yan etkilerdir.   

Aşı sırasının 40’lı yaşlara geldiği bir dönemde özellikle sosyal medyada “Aşılar Covid'e yol açıyor” şeklindeki tıbbi açıdan yanlış söylentilerin yayılmaya başladı.

Yan etkiler çok kısa sürede geçiyor

Herhangi bir bilimsel temeli olmayan dedikodularla gereksiz kuruntu ve korkulara kapılıp aşı olmaktan çekinilmemesi gerekir.

İmmün sistemi uyaran her aşıda olduğu gibi enjeksiyon bölgesinde ağrı, şişme, kızarıklık bunun dışında yorgunluk, baş, eklem ve kas ağrıları ve hatta titreme, ateş, ishal, kusma meydana gelebilir. Nadir durumlarda enjeksiyon bölgesinde lenf düğümlerinde şişlik oluşabilir. Bunlar alerjiyle ilişkisiz kimde ortaya çıkacağı tahmin edilemeyen genelde tedavisiz kısa sürede geçen yan etkilerdir. Bu reaksiyonlar ikinci aşıdan sonra daha sıklıkla ve şiddetli görülmektedir. Özellikle aşıdan kısa süre sonra Covid'e yakalandığı belirtilen bazı talihsiz vakalar yüzünden ‘Aşılar Covid'e yol açıyor’ söylentisine sıklıkla rastlamaktayız. Her iki aşının da gerçek anlamda bir enfeksiyonu tetiklemesi mümkün değildir.

Sosyal medya yanlış yönlendiriyor

Covid-19 aşısıyla ilgili özellikle sosyal medyadaki yanlış bilgilendirmelerin, abartılı söylemlerin insanları yanlış yönlendiriyor. Viral salgın hastalıklarda aşıların etkinlik ve güvenliğiyle ilgili çok uzun bir geçmişe uzanan tecrübemiz olmasına rağmen, Covid 19 salgınında kullanılan aşıların potansiyel yan etkilerine yönelik tereddüt ve endişeler geçmişte yaşananlardan kat ve kat fazladır. Ülkemizde hali hazırda m-RNA (Biontech) ve inaktif virüs (Sinovac) aşıları kullanılmakta olup m-RNA aşıları ilk kez bir salgında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Her ne kadar yeni bir teknoloji olmasa da, geçmişi 30 yıl öncesine dayanmaktadır.

Alerjik hastalıklar aşı olmaya mani değil

Genel olarak aşılarla oluşan alerjik reaksiyonları sık görülmüyor. Bir kimsenin alerjik astım, nezle (rinit), kronik ürtiker olması veya belirli gıda ve ilaçlara karşı çoklu olmayan alerjik reaksiyonlar yaşamış olması aşı yaptırmasına mâni bir durum veya artmış bir alerji riski oluşturmaz. Anafilaksi dediğimiz (yaygın vücut kızarıklığı, kaşıntı, nefes darlığı, çarpıntı, baygınlık, tansiyon düşüklüğü vs.) şiddetli alerjik reaksiyonlar son derece nadirdir ve yaklaşık 1 milyon doz aşı uygulamasının 1.3'ünde meydana gelir. Son derece nadir görünmelerine rağmen, en korkulan ve insanlarda aşılara karşı tereddüt oluşturan reaksiyonlar anafilaksilerdir. Alerjik yaygın kızarıklık ve yüz şişmesi nadir olmakla birlikte anafilaksiden daha sık görülmektedir. Bu reaksiyonlar büyük oranda ilk 30 dakika içinde kendini göstermekte olup nadiren bu süre 3-6 saate uzayabilir. Örneğin ABD'de 1,9 milyon kişiye uygulanan Biontech aşısı sonrasında 21 kişide ciddi anafilaksi reaksiyonu ortaya çıkmasına rağmen ölüm vakası olmamıştır. Genel olarak Biontech için bildirilen ciddi alerjik reaksiyon oranları 1 Milyon aşıda 5-11 arasında değişmektedir. Bu oran Sinovac için daha düşüktür, yaklaşık 1 Milyon aşıda 1’dir.

Alternatif aşı önerilebilir

Özellikle daha önce aşılarla şiddetli anafilaksi geçiren, bazı ilaç gruplarıyla alerjik reaksiyonlar yaşayan (kortikosteroid ilaçlar, anti asit mide ilaçları ve laksatif ilaçlar) farklı gruplarda çoklu ilaç alerjisi olan hastalara Biontech aşısı dışında alternatif önerilebilir. Daha önce aşılarla, besin ya da ilaçlarla ciddi alerjik reaksiyon geçirenlerin hangi tip aşı olursa olsun, aşılarını tam teşekküllü bir hastanede olmaları gerekir. İlk aşı sonrası şiddetli anafilaksi yaşayan kişilere ikinci aşı önerilmez. Normalde aşı sonrası izlem süresi 15 dakikadır. Alerjisi olanlarda bu süre yarım saate uzatılmalıdır. Geçirilecek bir enfeksiyonla yaşanabilecek riskler göz önünde bulundurulduğunda bahsedilen risklerin göz ardı edilebileceği kesindir.