Karadeniz’in sakin şehirlerinden biri olan Ordu, güneyden esen ve zaman zaman şiddetini ani darbelerle artıran lodos fırtınasının etkisi altına girdi. Yaklaşık 7 gün boyunca aralıksız devam eden kuvvetli rüzgar, kentin birçok ilçesinde ciddi maddi hasara yol açtı.

Geniş Coğrafyada Yıkım

Fırtınanın etkisi özellikle yüksek kesimlerde hissedildi. Kabadüz, Akkuş, Mesudiye, Gölköy, Gürgentepe, Korgan, Kumru ve Çamaş başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yerinde çatılar uçtu, seralar parçalandı, bazı camilerin minareleri yıkıldı.

Uçan çatı parçalarının park halindeki araçların üzerine düşmesi sonucu çok sayıda otomobilde hasar oluştu. Yapımı süren bazı kamu binaları ile yeni tamamlanan okul ve hastane yapılarında da maddi kayıplar meydana geldiği bildirildi.

En Sert Rüzgar Gürgentepe’de Ölçüldü

Meteoroloji verilerine göre fırtınanın en şiddetli anı 13 Şubat’ta Gürgentepe ilçesinde kaydedildi. Rüzgar hızı saatte 100 kilometreye ulaştı. Aynı günlerde Korgan ve Çamaş’ta da benzer hızlar ölçüldü. Uzmanlar, darbeli esişlerin hasarın boyutunu artırdığına dikkat çekti.

Tarihi Rekorlar Hatırlandı

Ordu’da geçmiş yıllarda ölçülen en yüksek rüzgar hızları da yeniden gündeme geldi. Yerleşim alanları içinde en yüksek hız 20 Nisan 2014’te Aybastı ilçesinde saatte 170 kilometre olarak kaydedilmişti.

İl genelindeki en yüksek ölçüm ise yerleşim alanı dışında bulunan Çambaşı Kayak Merkezi’nde 27 Ocak 2021 tarihinde saatte 175 kilometre olarak kayıtlara geçmişti.

Lodos Neden Daha Tehlikeli?

Meteoroloji uzmanlarına göre güneyden esen lodos, kuzey rüzgarlarına kıyasla daha düzensiz ve ani hız artışlarıyla etkili oluyor. Bu “darbeli” yapı özellikle çatı sistemlerinde balon etkisi oluşturarak yapıların üst örtüsünü yerinden sökebiliyor.

Teknik çevreler ise hasarın büyümesinde çatı yapım tekniklerinin de payı olabileceğine dikkat çekiyor. Rüzgar girişine açık bırakılan boşlukların, basınç etkisini artırarak çatıların kopmasına yol açtığı belirtiliyor.

İklim ve Yapı Güvenliği Tartışması

Yaklaşık bir hafta süren bu fırtına, kentte hem iklim değişikliği hem de yapı güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle yüksek rakımlı ve açık alanlardaki yapıların rüzgar dayanım kriterlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Hasar tespit çalışmalarının sürdüğü Ordu’da, yetkililer hem yaraların sarılması hem de benzer afetlere karşı daha dirençli bir yapılaşma modeli oluşturulması için kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatıldığını belirtiyor.

Karadeniz’in bu sert yüzü, Ordu’ya bir kez daha doğa koşullarına karşı hazırlıklı olmanın hayati önemini hatırlattı.