Ordu’da engelli bireylerin ÖTV muafiyetiyle araç alım hakkının kaldırılması büyük yankı uyandırdı. Ordu İl Engelli Meclis Başkanı Ümit İşbakan, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası ortaya çıkan tabloya sert tepki göstererek, yaşanan sürecin yalnızca bir mevzuat değişikliği değil, temel haklara doğrudan müdahale olduğunu söyledi.
26 Mart 2026 itibarıyla yürürlüğe giren karar sonrası, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun engelli bireylerin araç alımına ilişkin düzenlemesi ortadan kalktı. Bu gelişmeyle birlikte özellikle %90 altı engelli vatandaşların ÖTV muafiyetli araç alımı fiilen sona erdi.
“Artık Resmi Olarak Mümkün Değil”
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İşbakan, resmi yazışmalarda yer alan “istisnanın uygulanması mümkün bulunmamaktadır” ifadesine dikkat çekerek, mevcut durumda engelli bireylerin bu haktan yararlanmasının mümkün olmadığını vurguladı.
“Anayasa ile Çelişiyor”
İşbakan, ortaya çıkan durumun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’yla bağdaşmadığını belirterek, özellikle eşitlik ilkesi ve devletin engellilere yönelik sorumluluklarını düzenleyen maddelerin ihlal edildiğini ifade etti. Mevcut hakkın kaldırıldığını ancak yerine yeni bir düzenleme getirilmediğini söyleyen İşbakan, engelli bireylerin belirsizlik içinde bırakıldığını dile getirdi.
Uluslararası Sözleşmelere Aykırılık Vurgusu
Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni de hatırlatan İşbakan, erişilebilirlik ve kişisel hareketlilik haklarının bu süreçte zedelendiğini söyledi. Engelli bireylerin bağımsız yaşam hakkının ciddi şekilde etkilendiğini ifade etti.
“Araç Lüks Değil, Zorunluluk”
Engelli bireyler için araç kullanımının bir ayrıcalık değil, günlük yaşamın sürdürülebilmesi açısından zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan İşbakan, ulaşımın toplumsal hayata katılımın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Acil Düzenleme Çağrısı
Ordu İl Engelli Meclisi’nin taleplerini sıralayan İşbakan, yetkililere şu çağrıda bulundu:
- %90 altı engelli bireyler için araç alım hakkı yeniden sağlanmalı
- Mevcut haklar korunmalı
- Araç yenileme süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülmeli
- Oluşan hukuki boşluk derhal giderilmeli
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren İşbakan, engelli bireylerin yardım değil, anayasal güvence altındaki haklarının korunmasını talep ettiğini belirterek, “Bu hak yeniden tanımlanana kadar sürecin takipçisi olacağız” dedi.
Kararın ardından gözler, engelli bireylerin mağduriyetini giderecek yeni bir yasal düzenlemenin yapılıp yapılmayacağına çevrildi.





