PAZAR DERSİ

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde pazara gittik. Nergis alacağız. Ben her tezgahtan bir buket seçiyorum, Yeşim merakla bakıyor…

“Niye her tezgahtan farklı çiçek alıyorsun?”

Gülümsedim ve annemin bana yıllar önce öğrettiği o sessiz dersi anlattım.

“Benim annem de pazarda böyleydi,” dedim. “Aynı sebzeler, aynı meyveler aynı fiyatla bir tezgahta dururken o başka tezgahlara da uğrardı.

Ben bir gün sordum;

‘Anne, buradan alsak ya, hepsi burada zaten.’

O gülümseyip dedi ki;

‘Belki vereceğimiz şeyden hepsinde yoktur. Hepsi nasiplensin, bu soğukta tezgah açıyorlar.’”

Annemin o küçük, naif davranışı sadece alışverişle ilgili değildi, paylaşmayı, başkalarının hakkını gözetmeyi ve emeğe saygıyı sessizce öğretmekle ilgiliydi. Empati, sabır ve merhamet, kelimelerle değil, görerek ve hissederek öğrenilir.

Pazardan çıktığımızda ellerimiz doluydu ama asıl dolan, annemin bana bıraktığı o sessiz vicdan ve insan olmanın inceliğiydi.

Bazı dersler sözle değil, yaşanarak ve birlikte hissedilerek aktarılır, tıpkı annemin bana küçük bir pazar alışverişiyle gösterdiği gibi.