<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ordu Haberleri</title>
    <link>https://www.orduyenidonem.com.tr</link>
    <description>Ordu haber, Ordu haberleri, Ordu Yeni Dönem Gazetesi, en güncel ordu son dakika haberleri, gündem, siyaset, ekonomi, spor</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 15:57:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman uyardı: Obezite birçok hastalığın temel nedeni]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-uyardi-obezite-bircok-hastaligin-temel-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-uyardi-obezite-bircok-hastaligin-temel-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezitenin yalnızca kilo artışıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Salih Can Çelik, “Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme riskini de artırabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin yalnızca kilo artışıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Salih Can Çelik, “Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme riskini de artırabilir. Obezite, bireyin yaşam kalitesini de düşürür, hareket kabiliyetini kısıtlar ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir” dedi.</p>

<p>16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Salih Can Çelik, obezitenin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, tüm vücut sistemlerini etkileyen kronik bir hastalık olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezitenin, vücutta aşırı yağ birikiminin sağlığı bozacak düzeye ulaşmasıyla ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Çelik, “Bu durum metabolik, hormonal ve sistemik birçok sorunu beraberinde getirir. Tanı koymada en sık kullanılan yöntem vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplamasıdır. Ancak sadece VKİ’ye bakmak yeterli değildir. Bel çevresi ölçümü, vücut yağ oranı ve kişinin mevcut hastalıkları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle karın bölgesinde yağlanma, kalp ve metabolik hastalıklar açısından daha yüksek risk anlamına gelir” şeklinde konuştu.</p>

<p>“Obezite artışı yaşam tarzıyla ilişkili”</p>

<p>Obezitenin günümüzde giderek yaygınlaştığını ifade eden Çelik, bu artışın tesadüf olmadığını belirterek, “Fiziksel aktivitenin azalması, masa başı çalışma düzeni ve uzun süre ekran başında kalmak günlük hareketi ciddi şekilde kısıtlıyor. Bunun yanında yüksek kalorili, işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdaların kolay ulaşılabilir olması da kilo artışını hızlandırıyor. Fast-food tüketimi, şekerli içecekler ve düzensiz beslenme alışkanlıkları obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca stres, uyku düzensizliği ve hormonal değişiklikler de iştah mekanizmasını etkileyerek kilo artışına yol açabiliyor” diye konuştu.</p>

<p>“Birçok hastalığın zeminini hazırlıyor”</p>

<p>Obezitenin yalnızca kilo artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Op. Dr. Çelik, “Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme riskini de artırabilir. Obezite, aynı zamanda bireyin yaşam kalitesini düşürür, hareket kabiliyetini kısıtlar ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“VKİ risk hakkında önemli ipuçları veriyor”</p>

<p>Vücut Kitle İndeksi’nin (VKİ) pratik bir değerlendirme aracı olduğunu belirten Op. Dr. Çelik, “18.5’in altı zayıf, 18.5–24.9 arası normal, 25–29.9 arası fazla kilolu, 30 ve üzeri obez olarak sınıflandırılır. VKİ yükseldikçe diyabet ve kalp hastalıkları riski de artar. Ancak özellikle kas kütlesi yüksek bireylerde tek başına yeterli olmayabilir, bu nedenle kişiye özel değerlendirme önemlidir” dedi.</p>

<p>“Genetik yatkınlık kader değil”</p>

<p>Ailesinde obezite öyküsü bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Çelik, “Genetik bir zemin söz konusu olsa da sonucu belirleyen çoğunlukla yaşam tarzıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak ve düzenli egzersiz yapmak, genetik riskleri önemli ölçüde azaltabilir” dedi.</p>

<p>“Tedavi süreci çok yönlü ele alınmalı”</p>

<p>Obezite tedavisinin tek bir yöntemle çözülemeyeceğini vurgulayan Op. Dr. Çelik, “Diyetisyen eşliğinde planlanan beslenme programları, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişikliği tedavinin temelini oluşturur. Gerekli durumlarda ilaç tedavileri de devreye alınabilir. Ancak ileri düzey obezite hastalarında cerrahi yöntemler etkili ve kalıcı çözümler sunabilmektedir” açıklamasında bulundu.</p>

<p>“Cerrahi yöntemler doğru hastada etkili sonuçlar veriyor”</p>

<p>Bariatrik cerrahinin belirli kriterlere göre uygulandığını dile getiren Op. Dr. Çelik, “Vücut kitle indeksi 40 ve üzeri olan ya da 35’in üzerinde olup diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıkları bulunan bireyler cerrahi için uygun adaylar arasında yer alır. Tüp mide ve gastrik bypass gibi ameliyatlar, yalnızca kilo kaybı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda metabolik hastalıkların kontrol altına alınmasına da yardımcı olur” dedi.</p>

<p>“Hızlı kilo verme yöntemlerine karşı uyarı”</p>

<p>Hızlı kilo verme vaat eden yöntemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Çelik, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Şok diyetler ve bilinçsiz uygulamalar kas kaybına, vitamin ve mineral eksikliklerine ve metabolizma hızının düşmesine yol açabilir. Bu durum, verilen kiloların kısa sürede geri alınmasına neden olur. Sağlıklı kilo kaybı haftada ortalama 0.5-1 kilogram olmalıdır. Önemli olan hızlı değil, kalıcı kilo vermektir.”</p>

<p>“Kalıcı başarı yaşam tarzı değişikliğiyle mümkün”</p>

<p>Sürdürülebilir kilo kontrolünün ancak yaşam tarzı değişikliğiyle sağlanabileceğine değinen Op. Dr. Çelik, “Dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı kazanmak, porsiyon kontrolü yapmak, düzenli egzersiz alışkanlığı edinmek ve uyku düzenine dikkat etmek büyük önem taşır. Kişinin motivasyonunu koruması ve gerektiğinde profesyonel destek alması da sürecin başarısını artırır” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-uyardi-obezite-bircok-hastaligin-temel-nedeni</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/05/obezite-bircok-hastaligin-temel-nedeni.png" type="image/jpeg" length="20751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Enginyurt’tan Hantavirüs Açıklaması: “Panik Yapılacak Bir Durum Yok”]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/prof-dr-enginyurttan-hantavirus-aciklamasi-panik-yapilacak-bir-durum-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/prof-dr-enginyurttan-hantavirus-aciklamasi-panik-yapilacak-bir-durum-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Enginyurt, son günlerde sosyal medyada gündem olan Hantavirüs iddialarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Enginyurt, son günlerde sosyal medyada gündem olan Hantavirüs iddialarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Virüsün yeni bir pandemi oluşturacağı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Enginyurt, kamuoyunun paniğe kapılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Son günlerde bir kruvaziyer gemisinde görüldüğü öne sürülen Hantavirüs vakalarının henüz resmi makamlarca doğrulanmadığını ifade eden Enginyurt, konuyla ilgili nihai sonuçların laboratuvar testlerinin ardından netleşeceğini belirtti.</p>

<h3>“Hantavirüs Yeni Bir Virüs Değil”</h3>

<p>Hantavirüsün uzun yıllardır bilinen bir virüs olduğunu vurgulayan Enginyurt, virüslerin zaman içerisinde mutasyona uğramasının doğal bir süreç olduğunu söyledi.</p>

<p>Virüslerin yaşamlarını sürdürebilmek için sürekli değişim gösterdiğini kaydeden Enginyurt, ortaya çıkan durumun muhtemel bir varyant süreci olabileceğini ifade etti.</p>

<h3>“Sosyal Medyada Korku Ortamı Oluşturuluyor”</h3>

<p>Sosyal medyada yayılan bazı içeriklerin toplumda gereksiz kaygıya neden olduğunu dile getiren Enginyurt, özellikle pandemi söylemleri üzerinden korku oluşturulmaya çalışıldığını savundu.</p>

<p>Vatandaşların doğrulanmamış paylaşımlara itibar etmemesi gerektiğini belirten Enginyurt, sağlıkla ilgili gelişmelerin resmi kurumların açıklamaları üzerinden takip edilmesinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Modern Şartlarda Büyük Salgın Beklenmez”</h3>

<p>Hantavirüsün genellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerin dışkı ve idrarı yoluyla bulaştığını söyleyen Enginyurt, günümüzde hijyen koşullarının geçmiş dönemlere kıyasla çok daha gelişmiş olduğunu ifade etti.</p>

<p>Altyapı sistemleri, kanalizasyon ayrımı, içme suyu güvenliği ve ilaçlama çalışmalarının olası riskleri önemli ölçüde azalttığını belirten Enginyurt, virüsün küresel çapta bir salgına dönüşme ihtimalinin oldukça düşük olduğunu kaydetti.</p>

<h3>“Tansiyon Daha Büyük Risk”</h3>

<p>Virüsün bazı vakalarda ciddi sonuçlar doğurabileceğini kabul eden Prof. Dr. Enginyurt, buna rağmen toplumda oluşan korkunun abartılı olduğunu söyledi.</p>

<p>Enginyurt, “Dünyada birçok hastalık insan yaşamını tehdit ediyor. Hantavirüs elbette önemsenmeli ancak toplumda oluşturulan panik havası doğru değil. Yüksek tansiyon gibi yaygın hastalıklar çok daha fazla can kaybına neden oluyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/prof-dr-enginyurttan-hantavirus-aciklamasi-panik-yapilacak-bir-durum-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/05/prof-dr-enginyurttan-hantavirus-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="81795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordulu Doktordan ABD’de Dikkat Çeken Başarı]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-doktordan-abdde-dikkat-ceken-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-doktordan-abdde-dikkat-ceken-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’da yaşayan 27 yaşındaki kalp ve damar cerrahisi asistanı Yiğit Aytemur, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde gerçekleştirilen ileri düzey bir ameliyatta görev aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu’da yaşayan 27 yaşındaki kalp ve damar cerrahisi asistanı Yiğit Aytemur, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde gerçekleştirilen ileri düzey bir ameliyatta görev aldı.</p>

<p>Meslek hayatının başında olmasına rağmen uluslararası alanda önemli bir deneyim kazanan Aytemur, kalbin durdurulmadan gerçekleştirildiği “off-pump” yöntemiyle yapılan operasyonda cerrahi ekibin parçası olarak aktif rol üstlendi.</p>

<p>Yüksek hassasiyet gerektiren operasyonun başarıyla tamamlandığı bildirildi. Söz konusu ameliyatın, genç doktorun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olduğu değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası bir sağlık merkezinde gerçekleştirilen kritik operasyonda yer alması, hem tıp camiasında hem de memleketi Ordu’da gururla karşılandı. Aytemur’un başarısının, genç hekimler için de ilham kaynağı olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-doktordan-abdde-dikkat-ceken-basari</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/05/dikkat-ceken-basari.png" type="image/jpeg" length="87964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu’da İlk Kez İleri Evre Gırtlak Kanseri Ameliyatı Başarıyla Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-ilk-kez-ileri-evre-girtlak-kanseri-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-ilk-kez-ileri-evre-girtlak-kanseri-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri evre gırtlak (larenks) kanseri tanısı konulan bir hastaya, kentte ilk kez larenjektomi ve boyun dis*ksiyonu ameliyatı başarıyla uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri evre gırtlak (larenks) kanseri tanısı konulan bir hastaya, kentte ilk kez larenjektomi ve boyun diseksiyonu ameliyatı başarıyla uygulandı. Operasyonun ardından hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve taburcu edildiği bildirildi.</p>

<p>Uzman Ekip Tarafından Gerçekleştirildi</p>

<p>Ameliyat, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği’nde, Eğitim ve İdari Sorumlu Doç. Dr. Mehmet Fatih Karakuş’un başkanlığında gerçekleştirildi. Cerrahi ekipte Dr. Öğr. Üyesi Cemal Özyılmaz ve Op. Dr. Mehmet Fatih Çakmak yer aldı.</p>

<p>Kritik Cerrahi Müdahale Uygulandı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İleri evre gırtlak kanseri vakalarında uygulanan larenjektomi operasyonuyla kanserli dokular temizlenirken, boyun diseksiyonu ile kanser hücrelerinin yayılım riski taşıdığı lenf nodları çıkarıldı. Uzmanlar, her iki işlemin de hastalığın tedavisinde hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>“Şehir Dışına Sevki Azaltacak Önemli Adım”</p>

<p>Yetkililer, bu tür ileri düzey cerrahi işlemlerin Ordu’da yapılmaya başlanmasının, hastaların tedavi için başka illere gitme zorunluluğunu azaltacağını ve sağlık hizmetlerine yerinde erişimi güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>Hasta Sağlıklı Şekilde Taburcu Edildi</p>

<p>Başarıyla tamamlanan operasyon sonrası hastanın takibinin sorunsuz sürdüğü ve sağlık durumunun stabil olduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-ilk-kez-ileri-evre-girtlak-kanseri-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/04/orduda-saglikta-tarihi-operasyon.png" type="image/jpeg" length="44115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle İkinci Kez Mücadele Eden İşbakan: “LÖSANTE’ye Tam Ruhsat Verin”]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/kanserle-ikinci-kez-mucadele-eden-isbakan-losanteye-tam-ruhsat-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/kanserle-ikinci-kez-mucadele-eden-isbakan-losanteye-tam-ruhsat-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LÖSEV Ordu İl Temsilcisi ve Ordu İl Engelli Meclisi Başkanı Ümit İşbakan, ikinci kez kansere yakalandığını açıklayarak tedavi gördüğü LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesi için “tam ruhsat” çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>LÖSEV Ordu İl Temsilcisi ve Ordu İl Engelli Meclisi Başkanı Ümit İşbakan, ikinci kez kansere yakalandığını açıklayarak tedavi gördüğü LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesi için “tam ruhsat” çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 25 yıldır LÖSEV bünyesinde lösemili çocuklar ve kanser hastaları için yürütülen çalışmalarda aktif rol alan İşbakan, yazılı basın açıklamasında, tedavisinin LÖSANTE’de sürdüğünü belirtti.</p>

<p>LÖSANTE’nin milyonlarca vatandaşın bağışlarıyla kurulduğunu vurgulayan İşbakan, hastanenin 400 yatak kapasitesiyle planlandığını ancak halen 75 ve ardından 200 yatak için ruhsat alabildiğini ifade etti. İşbakan, kalan yataklar ile yoğun bakım, radyoterapi ve kemik iliği nakli gibi hayati birimlerin ruhsatsız olduğunu kaydetti.</p>

<p>Açıklamasında, mevcut durumun hastalar açısından ciddi mağduriyet oluşturduğunu dile getiren İşbakan, “Türkiye’nin en donanımlı kanser merkezlerinden biri olması hedeflenen 100 milyon dolarlık bir yatırımın tam kapasite kullanılamaması büyük bir kayıptır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kendisinin de aynı hastanede tedavi gördüğünü belirten İşbakan, yaşadığı durumu “acı bir ironi” olarak nitelendirerek, eksik ruhsat nedeniyle bazı imkânlardan yeterince faydalanılamadığını ifade etti.</p>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan İşbakan, şunları kaydetti:<br />
“Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara sesleniyorum. LÖSANTE’ye tam ruhsat verilmeli, yıllardır süren bu süreç sona erdirilmelidir. Hastanemiz tüm denetimlerden başarıyla geçmiştir. Eksik olan yalnızca resmî onaydır. Her geciken gün, bir hastanın umudunu azaltmaktadır.”</p>

<p>İşbakan ayrıca, süreç boyunca destek veren LÖSEV Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Üstün Ezer, LÖSEV ailesi ve kendisine destek olan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Açıklamasında, lösemili çocuklar ve kanser hastalarının bekletilmemesi gerektiğini vurgulayan İşbakan, LÖSANTE’nin tam kapasiteyle hizmet vermesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/kanserle-ikinci-kez-mucadele-eden-isbakan-losanteye-tam-ruhsat-verin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/04/kanserle-ikinci-kez-mucadele-eden-isbakan-losanteye-tam-ruhsat-verin.png" type="image/jpeg" length="24897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu’da Kalp Tedavisinde Çığır Açan Operasyon]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-kalp-tedavisinde-cigir-acan-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-kalp-tedavisinde-cigir-acan-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’da kalp sağlığı alanında dikkat çeken bir operasyona imza atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="571" data-start="291">Ordu’da kalp sağlığı alanında dikkat çeken bir operasyona imza atıldı. Şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle <span class="align-baseline cursor-pointer entity-underline hover:entity-accent inline">Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi</span>’ne başvuran 55 yaşındaki hastanın yapılan tetkiklerinde 3 ana damarının tıkalı olduğu belirlendi. Hastaya acil bypass ameliyatı önerildi.</p>

<p data-end="818" data-start="573">Ancak ameliyat olmayı kabul etmeyen hasta için alternatif bir tedavi yöntemi uygulandı. <span class="align-baseline cursor-pointer entity-underline hover:entity-accent inline">Doç. Dr. Seçkin Dereli</span> ve ekibi tarafından gerçekleştirilen müdahalede, geleneksel stent yöntemi yerine “ilaç kaplı balon” yöntemi kullanıldı.</p>

<p data-end="1070" data-start="820">Uygulanan yöntem sayesinde hastanın tıkalı olan 3 damarı açılırken, vücudunda herhangi bir metal ya da kalıcı yabancı madde bırakılmadı. Damar içine yerleştirilen ilaç kaplı balonların salgıladığı özel ilaç sayesinde damarların açık kalması sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1433" data-start="1072">Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan <span class="align-baseline cursor-pointer entity-underline hover:entity-accent inline">Doç. Dr. Seçkin Dereli</span>, yöntemin önemli avantajlar sunduğunu belirterek, “Damarda kalıcı bir iz veya metal bırakmadığımız için damarın doğal kasılma ve gevşeme yeteneğini koruyoruz. Ayrıca ilerleyen yıllarda hastanın farklı bir tedaviye ihtiyaç duyması halinde seçeneklerini de kısıtlamamış oluyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<p data-end="1544" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1435">Başarılı operasyonun ardından hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa sürede taburcu edildiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-kalp-tedavisinde-cigir-acan-operasyon</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/04/bolaman-havzasi-projesi-ve-yol-yapim-calismalarinda-son-durum-20260410-114244-0000-1.png" type="image/jpeg" length="79124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu Devlet Hastanesi’nden Kritik Cerrahi Başarı]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-devlet-hastanesinden-kritik-cerrahi-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-devlet-hastanesinden-kritik-cerrahi-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla, 56 yaşındaki hastane personelinin göz çevresinde bulunan riskli kitle alınarak hasta sağlığına kavuşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla, 56 yaşındaki hastane personelinin göz çevresinde bulunan riskli kitle alınarak hasta sağlığına kavuşturuldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, daha önce lenfoma tanısı bulunan hasta, sol göz çevresinde şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle hastaneye başvurdu. Göz Hastalıkları Uzmanı Cafer Ziya Alyamaç tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda, göz kasına komşu bölgede yaklaşık 7 milimetre boyutunda nodüler lezyon tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Riskli konumu nedeniyle titizlik gerektiren kitle, gerçekleştirilen hassas cerrahi müdahale ile kapsülüyle birlikte tamamen çıkarıldı. Ameliyatın ardından yapılan patolojik incelemede kitlenin “kavernöz hemanjiom” olduğu belirlendi.</p>

<p>Operasyon sonrası hastanın şikayetlerinin sona erdiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Uzmanlar, orbita içi kitlelerin zamanında tedavi edilmemesi durumunda görme kaybı, gözde öne doğru çıkıntı ve hareket kısıtlılığı gibi ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Hastane yetkilileri ise bu tür vakalarda erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, benzer şikayetleri bulunan vatandaşların vakit kaybetmeden uzman hekimlere başvurmaları gerektiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-devlet-hastanesinden-kritik-cerrahi-basari</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/03/ordu-devlet-hastanesinden-kritik-cerrahi-basari.png" type="image/jpeg" length="64025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordulu Prof. Dr. Çağatay Öztürk, Kadınlara Destek İçin Dernek Şubesini Açtı]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-prof-dr-cagatay-ozturk-kadinlara-destek-icin-dernek-subesini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-prof-dr-cagatay-ozturk-kadinlara-destek-icin-dernek-subesini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Kadın Girişimciler Derneği (KAGÜDER), kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmek amacıyla ikinci şubesini hizmete açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Kadın Girişimciler Derneği (KAGÜDER), kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmek amacıyla ikinci şubesini hizmete açtı. Açılış, geleneksel iftar yemeği programıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyaca ünlü Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öztürk’ün sponsorluğunda hayata geçirilen yeni dernek şubesine, Prof. Dr. Öztürk’ün annesinin adı verilerek “Semra Öztürk Anne Evi Atölyesi” ismi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordulu-prof-dr-cagatay-ozturk-kadinlara-destek-icin-dernek-subesini-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/03/ordulu-prof-dr-cagatay-ozturk-kadinlara-destek-icin-dernek-subesini-acti.png" type="image/jpeg" length="90435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu’da Organ Bağışı Gönüllü Sayısı 14 Bini Aştı]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-organ-bagisi-gonullu-sayisi-14-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-organ-bagisi-gonullu-sayisi-14-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’da organ bağışı konusunda yürütülen farkındalık çalışmaları sonuç vermeye devam ediyor. İl genelinde gönüllü organ bağışçısı sayısı 14 bin 364’e ulaşırken, Ordu Türkiye genelinde 13. sıraya yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu’da organ bağışı konusunda yürütülen farkındalık çalışmaları sonuç vermeye devam ediyor. İl genelinde gönüllü organ bağışçısı sayısı 14 bin 364’e ulaşırken, Ordu Türkiye genelinde 13. sıraya yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık kurumları tarafından sürdürülen eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri sayesinde organ bağışına yönelik toplumsal farkındalıkta önemli bir artış yaşandı. 2025 yılı boyunca düzenlenen eğitim programları kapsamında yaklaşık 8 bin 500 kişiye organ bağışının önemi anlatıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 201 kişi daha organlarını bağışlama kararı alarak sisteme kayıt yaptırdı.</p>

<p>Yetkililer, Ordu’da organ bağışı konusunda oluşan bu duyarlılığın organ bekleyen hastalar için büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Beyin Ölümü Gerçekleşen 3 Hastanın Ailesinden Bağış Kararı</p>

<p>2025 yılı içerisinde Ordu’daki hastanelerde beyin ölümü gerçekleşen 8 hastadan 3’ünün ailesi organ bağışına onay verdi. Ailelerin aldığı bu karar sayesinde organ bekleyen hastalara yeni bir yaşam umudu doğdu.</p>

<p>Sağlık yetkilileri, organ bağışının hayat kurtaran bir karar olduğuna vurgu yaparak vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Yetkililer, farkındalık çalışmalarının önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-organ-bagisi-gonullu-sayisi-14-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/03/orduda-organ-bagisi-gonullu-sayisi-14-bini-asti.png" type="image/jpeg" length="97806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu Tabip Odası Başkanı’ndan “Covid Aşısı Kalp Krizi Yapıyor” İddialarına Yanıt]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-tabip-odasi-baskanindan-covid-asisi-kalp-krizi-yapiyor-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-tabip-odasi-baskanindan-covid-asisi-kalp-krizi-yapiyor-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ömer Ufkun Yıldırım, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Covid aşısı kalp krizi yapıyor” iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıldırım, bilimsel verilerin bu iddiaları desteklemediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ömer Ufkun Yıldırım, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Covid aşısı kalp krizi yapıyor” iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıldırım, bilimsel verilerin bu iddiaları desteklemediğini belirtti.</p>

<p>Altaş TV ekranlarında katıldığı programda değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, Covid-19 aşılarının kalp krizi riskini artırdığı yönündeki söylemlerin bilimsel literatürde karşılığı olmadığını ifade etti.</p>

<p>Pandemi sonrası aşı reddi oranlarında artış yaşandığına dikkat çeken Yıldırım, Covid döneminde aşıların hedef haline getirilmesinin uzun yıllardır güvenle uygulanan diğer aşıların da sorgulanmasına neden olduğunu söyledi.</p>

<p>“Aşı karşıtlığı pandemiden kalan kötü bir miras” diyen Yıldırım, toplum sağlığı açısından aşıların önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Covid-19’un kalp ve damar sistemi üzerinde etkileri olan bir hastalık olduğunu hatırlatan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Covid aşısının kalp krizi yaptığına dair bilimsel literatürü taradığımızda böyle bir bulguya rastlayamıyoruz. Yapılan büyük ölçekli çalışmalarda, aşıya bağlı kalp krizi vakalarında ya da ölüm oranlarında bir artış olmadığı görülmüştür. Ancak hastalığın kendisi, yani virüs, kalp krizi riskini artırabilmektedir.”</p>

<p>Yıldırım, toplumda oluşan yanlış bilgilerin bilimsel verilerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, aşıların bulaşıcı hastalıklarla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/ordu-tabip-odasi-baskanindan-covid-asisi-kalp-krizi-yapiyor-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/03/iddialarina-yanit.png" type="image/jpeg" length="69941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sağlık-Sen: Yeni Hastaneler İş Yükünü Dengeleyecek]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/turk-saglik-sen-yeni-hastaneler-is-yukunu-dengeleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/turk-saglik-sen-yeni-hastaneler-is-yukunu-dengeleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih Galender Zengin, Türk Sağlık-Sen Ordu Şube Başkanı, Ordu Hayat’a yaptığı değerlendirmede, kentte devam eden sağlık yatırımlarının yalnızca fiziki kapasiteyi değil, insan kaynağını da güçlendireceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Galender Zengin, Türk Sağlık-Sen Ordu Şube Başkanı, Ordu Hayat’a yaptığı değerlendirmede, kentte devam eden sağlık yatırımlarının yalnızca fiziki kapasiteyi değil, insan kaynağını da güçlendireceğini söyledi.</p>

<p>Ordu’da yapımı süren şehir hastanesinin devreye girmesiyle birlikte kadro açısından güçlenme yaşanacağını belirten Zengin, mevcut sağlık çalışanlarının iş yükünün de dengeleneceğini ifade etti.</p>

<p>Hastanenin yalnızca teknik donanımıyla değil, sunduğu kapsamlı hizmet imkanlarıyla da öne çıktığını belirten Zengin, tesiste helikopter pisti, 39 ameliyathane, 250 yoğun bakım yatağı, 359 poliklinik ve 15 sancılı doğum odası bulunacağını kaydetti. Bu kapasitenin sadece Ordu’ya değil, bölge genelindeki sağlık hizmetlerine de katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>İlçelerde Hastane Yatırımları Sürüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gölköy Devlet Hastanesi başta olmak üzere ilçe hastanelerinin tamamlanmasıyla birlikte kırsalda görev yapacak sağlık personeli sayısının da artacağı bildirildi.<br />
75 yataklı planlanan hastanede pratisyen hekimler dahil 44 hekimin görev yapması öngörülürken, sağlık kurul raporu düzenleme yetkisi de bulunacak.</p>

<p>Ankara Temasları</p>

<p>Zengin ayrıca, Ordu İl Sağlık Müdürü Emrah Çelenk’in şehir hastanesi sürecine ilişkin Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle Ankara’da görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Çelenk’in çalışmalarını takdir ettiklerini ifade eden Zengin, sağlık yatırımlarının planlı şekilde yürütülmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Yeni hastanelerin hizmete alınmasıyla Ordu’nun sağlık personeli dağılımı açısından daha dengeli ve güçlü bir yapıya kavuşması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/turk-saglik-sen-yeni-hastaneler-is-yukunu-dengeleyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/02/yeni-hastaneler-is-yukunu-dengeleyecek.png" type="image/jpeg" length="86437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan’da Sağlıklı Oruç İçin Uzman Uyarıları]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-icin-uzman-uyarilari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-icin-uzman-uyarilari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayında sağlıklı oruç tutmanın temelinde aç kalmak değil, metabolizmayı koruyarak dengeli ve ritimli beslenmek yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında sağlıklı oruç tutmanın temelinde aç kalmak değil, metabolizmayı koruyarak dengeli ve ritimli beslenmek yer alıyor. Yanlış sahur ve iftar alışkanlıklarının reflü, baş ağrısı, hipoglisemi, halsizlik ve kabızlık gibi sağlık sorunlarına yol açtığı belirtilirken, uzmanlar özellikle sahur öğününün günün büyük bölümünü belirlediğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Beslenme düzenine ilişkin önemli bilgiler paylaşan <strong>Uzm. Dr. Ali Coşkun</strong>, sağlıklı orucun temel şartının doğru planlanmış sahur ve kontrollü iftar olduğunu vurguladı.</p>

<p>Uzmanlara göre sahur, günün yaklaşık yüzde 60’ını etkiliyor. Bu nedenle amaç sadece doymak değil, uzun süre tok kalmayı sağlayacak yavaş sindirilen besinleri tercih etmek olmalı.</p>

<p>Örnek sağlıklı sahur tabağında şu besinler öneriliyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yumurta (haşlama veya omlet)</li>
 <li>Tuzsuz peynir</li>
 <li>5–6 adet zeytin</li>
 <li>Tam buğday ekmeği</li>
 <li>Yoğurt</li>
 <li>Bir miktar fındık</li>
 <li>Domates, salatalık, yeşillik ve muz</li>
 <li>1 yemek kaşığı zeytinyağı</li>
</ul>

<p>Ayrıca suyun iftar ile sahur arasına yayılarak tüketilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlar; börek, poğaça, şekerli gıdalar, işlenmiş et ürünleri, aşırı tuzlu yiyecekler, gazlı içecekler ve fazla çay-kahveden uzak durulmasını öneriyor. Sahurdan hemen sonra yatmanın ise reflüyü tetiklediği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar iftarın üç aşamada yapılmasının en sağlıklı yöntem olduğunu belirtiyor:</p>

<p><strong>1. Aşama – Mideyi uyandırma</strong><br />
Su, hurma veya zeytin ve bir kase çorba ile başlanmalı, ardından kısa bir mola verilmeli.</p>

<p><strong>2. Aşama – Ana öğün</strong><br />
Izgara et, tavuk veya balık; sebze yemeği ve salata tercih edilmeli. Ekmek ya da pilav sınırlı tüketilmeli.</p>

<p><strong>3. Aşama – Geç saat atıştırması</strong><br />
İftardan en az iki saat sonra meyve, sütlü tatlı veya bir avuç fındık öneriliyor.</p>

<p>İftar sonrası hemen tatlı tüketmenin ani insülin yükselmesine, uyku hali ve kilo artışına yol açabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Su Tüketimi Bölünerek Yapılmalı</h2>

<p>Uzmanlara göre suyu tek seferde fazla miktarda içmek susuzluğu gidermiyor. Günlük 2–2,5 litre suyun iftar, akşam saatleri, gece ve sahura bölünerek içilmesi öneriliyor.</p>

<h2>En Doğru Aktivite Hafif Yürüyüş</h2>

<p>İftardan en az bir saat sonra 15–30 dakikalık yürüyüşün ideal olduğu belirtiliyor. Tokken egzersiz yapmak ya da açken ağır spor yapmak önerilmiyor.</p>

<h2>Bazı Hastalar Oruç Öncesi Doktora Başvurmalı</h2>

<p>Uzmanlar özellikle şu grupların hekim görüşü almadan oruç tutmaması gerektiğini vurguluyor:</p>

<p>· Diyabet hastaları</p>

<p>· Böbrek hastaları</p>

<p>· Mide ülseri veya reflü sorunu olanlar</p>

<p>· Kalp yetmezliği bulunanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Düzenli ilaç kullananlar ve ileri yaştakiler</p>

<h2>Oruçta Normal ve Riskli Belirtiler</h2>

<p>Hafif halsizlik, ağız kokusu ve ilk günlerde baş ağrısı normal kabul ediliyor. Ancak bayılma hissi, görme kararması, çarpıntı, titreme ve bilinç bulanıklığı gibi durumlarda orucun bırakılması ve doktora başvurulması gerekiyor.</p>

<h2>Sağlıklı Oruç İçin Temel Kural</h2>

<p>Uzmanlara göre sağlıklı oruç; sahurda protein ağırlıklı beslenme, iftarda yavaş ve kontrollü yemek, suyu gün içine yaymak ve hafif fiziksel aktivite ile mümkün oluyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/ramazanda-saglikli-oruc-icin-uzman-uyarilari</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/02/ramazanda-saglikli-oruc-icin-uzman-uyarilari.png" type="image/jpeg" length="13203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Antibiyotik Tüketiminde Avrupa’nın İki Katı]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/turkiye-antibiyotik-tuketiminde-avrupanin-iki-kati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/turkiye-antibiyotik-tuketiminde-avrupanin-iki-kati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Türkiye’de gelişigüzel ve kontrolsüz antibiyotik kullanımının yalnızca halk sağlığını değil, milli ekonomiyi de ciddi biçimde olumsuz etkilediği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, Türkiye’de gelişigüzel ve kontrolsüz antibiyotik kullanımının yalnızca halk sağlığını değil, milli ekonomiyi de ciddi biçimde olumsuz etkilediği uyarısında bulunuyor. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı; doğrudan ilaç harcamalarının yanı sıra, antibiyotik direnci (AMR) üzerinden büyüyen “gizli maliyetlerle” sağlık sistemine ağır bir yük bindiriyor.</p>

<p>Avrupa ülkeleriyle yapılan karşılaştırmalar ise tabloyu net biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Türkiye, AB Ortalamasının Yaklaşık 2 Katı Antibiyotik Tüketiyor</strong></p>

<p>Sağlık otoritelerinin yayımladığı rehber ve sürveyans dokümanlarına göre Türkiye’de antibiyotik tüketimi, <strong>1.000 kişi başına günlük 42,28 DDD</strong> olarak raporlanıyor.<br />
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 2024 verilerine göre ise <strong>AB/AEA ortalaması 20,3 DDD/1000 kişi-gün</strong> düzeyinde bulunuyor.</p>

<p>Bu veriler, Türkiye’nin antibiyotik tüketiminin Avrupa ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Ekonomik Kayıp İlaç Parasını Aşıyor</strong></p>

<p>Uzmanlara göre asıl maliyet, antibiyotik bedelinden çok daha büyük kalemlerde ortaya çıkıyor.</p>

<p><strong>Doğrudan Maliyet: Reçete ve İlaç Harcamaları</strong></p>

<p>Gereksiz antibiyotik reçeteleri, SGK ve diğer ödeyici kurumlar açısından doğrudan ilaç bütçesini artırıyor. Ancak bu yalnızca görünen kısmı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Antibiyotik Direnci Sağlık Harcamalarını Katlıyor</strong></p>

<p>Antibiyotiklere dirençli enfeksiyonlar;</p>

<p>Hastanede kalış süresini uzatıyor,</p>

<p>Yoğun bakım ihtiyacını artırıyor,</p>

<p>Daha pahalı ve yan etkisi yüksek “yedek antibiyotiklerin” kullanımını zorunlu hale getiriyor.</p>

<p>Türkiye odaklı ekonomik değerlendirmelerde de antibiyotik direncinin yatış sürelerini uzattığı ve sağlık harcamalarını belirgin biçimde artırdığı vurgulanıyor.</p>

<p><strong>İş Gücü Kaybı ve Erken Ölüm Ekonomiyi Zayıflatıyor</strong></p>

<p>Uzayan hastalık süreleri, iş gücü kaybı, verimlilik düşüşü ve erken ölümler; Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) üzerinde de ciddi olumsuz etki yaratıyor.</p>

<p>Bu durumun ölçeği, Avrupa Birliği örneğinde net biçimde görülüyor:</p>

<p>AB’de antibiyotik direncine bağlı yıllık ek sağlık harcaması ve üretkenlik kaybı <strong>yaklaşık 1,5 milyar avro</strong> olarak hesaplanıyor.</p>

<p>ECDC, AB/AEA ülkelerinde antibiyotik direnci nedeniyle yılda <strong>35 binden fazla ölüm</strong> yaşandığını bildiriyor.</p>

<p><strong>Avrupa’da Sistematik Kontrol, Türkiye’de Yüksek Tüketim</strong></p>

<p>Avrupa ülkelerinde antibiyotik kullanımı;</p>

<p>Düzenli tüketim izleme sistemleri,</p>

<p>2030 hedefleri,</p>

<p>AWaRe (Access–Watch–Reserve) sınıflandırmasıyla yakından takip ediliyor.</p>

<p>2024 itibarıyla AB’de antibiyotiklerin <strong>%60,3’ü “Access” grubunda</strong>, hedef ise bu oranın <strong>%65’in üzerine çıkarılması</strong>.</p>

<p>Türkiye’de ise 2015 yılında reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanmasıyla önemli bir düşüş sağlansa da, mevcut tüketim seviyesinin hâlâ yüksek olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan Ekonomi Odaklı Politika Paketi Önerisi</strong></p>

<p>Uzmanlar, antibiyotik kullanımını azaltmanın ekonomik açıdan en kârlı sağlık yatırımlarından biri olduğunu vurguluyor. OECD verilerine göre, bu alandaki müdahaleler kişi başına <strong>0,15–1,3 avro</strong> gibi düşük maliyetlerle uygulanabiliyor.</p>

<p>Türkiye için önerilen başlıca adımlar şöyle sıralanıyor:</p>

<p>Birinci basamakta hızlı tanı testleri ve klinik karar destek sistemlerinin yaygınlaştırılması,</p>

<p>Hastanelerde antimikrobiyal yönetim ve enfeksiyon kontrolünün sıkı biçimde uygulanması,</p>

<p>Toplumda “antibiyotik talep etme” alışkanlığını kıracak farkındalık kampanyaları,</p>

<p>DDD, AWaRe dağılımı, direnç oranları, yatış süreleri ve maliyet göstergelerinin düzenli raporlanması.</p>

<p><strong>“Bu Sadece Sağlık Değil, Ekonomi Meselesi”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Uzm. Dr. Ali Coşkun</strong>, gereksiz antibiyotik reçetelerinin hem toplum sağlığına hem de milli ekonomiye zarar verdiğini vurgulayarak, “Fazla ve kontrolsüz antibiyotik kullanımı, ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/turkiye-antibiyotik-tuketiminde-avrupanin-iki-kati</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/02/turkiye-antibiyotik-tuketiminde-avrupanin-iki-kati.png" type="image/jpeg" length="30411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Doktor Açıkladı: Gripte Pik Dönemi Şubat]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-doktor-acikladi-gripte-pik-donemi-subat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-doktor-acikladi-gripte-pik-donemi-subat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Doktor Ali Coşkun, grip vakalarının her yıl benzer bir seyir izlediğine dikkat çekerek, şubat ayının grip açısından en yoğun dönem olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Doktor Ali Coşkun, grip vakalarının her yıl benzer bir seyir izlediğine dikkat çekerek, şubat ayının grip açısından en yoğun dönem olduğunu söyledi. Coşkun, grip vakalarının aralık ayında artmaya başladığını, ocak ve özellikle şubat ayında pik yaptığını, mart ayı itibarıyla ise vakalarda düşüş yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Şubat ayında grip vakalarının artmasının çeşitli nedenleri olduğunu vurgulayan Coşkun, bu dönemde kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi, virüsün soğuk ve kuru havada daha kolay yayılması, okullar ve toplu yaşam alanları ile bağışıklık sisteminin yorgun düşmesinin etkili olduğunu belirtti.</p>

<p>Gripte en sık görülen belirtilerin ani başlayan ateş, yaygın kas ağrıları, halsizlik, öksürük ve boğaz ağrısı olduğunu aktaran Coşkun, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde komplikasyon riskinin arttığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Uzman Doktor Ali Coşkun, gripten korunmak için hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması, el hijyenine dikkat edilmesi ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hastalık belirtileri görüldüğünde istirahat edilmesi ve bol sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, risk grubundaki bireylerin ve grip belirtileri başlayan herkesin zaman kaybetmeden bir hekime başvurması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzman-doktor-acikladi-gripte-pik-donemi-subat</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/02/uzman-doktor-acikladi-gripte-pik-donemi-subat.png" type="image/jpeg" length="35903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Torun: “Farkındalık Hayat Kurtarır”]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/doc-dr-torun-farkindalik-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/doc-dr-torun-farkindalik-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği’nden Doç. Dr. Mehmet Torun, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserle mücadelede erken tanı ve doğru tedavinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği’nden Doç. Dr. Mehmet Torun, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserle mücadelede erken tanı ve doğru tedavinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanserin erken tanı ve uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Torun, “Bugün Dünya Kanser Günü vesilesiyle en önemli mesajımız şudur: <em>Farkındalık hayat kurtarır.</em> Düzenli taramalar, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve şikâyetleri ertelememek, kanserle mücadelede en güçlü silahımızdır” dedi.</p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesi olarak hastaların her aşamada yanında olduklarını ifade eden Torun, “Tanıdan tedaviye ve takibe kadar tüm süreçlerde hastalarımıza destek oluyoruz. Unutmayalım, erken tanı umuttur. Hep birlikte kanserle mücadelede daha güçlü olabiliriz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/doc-dr-torun-farkindalik-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/02/doc-dr-torun.png" type="image/jpeg" length="26391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Estetikte yanlış uygulamalar kalıcı doku kaybına yol açabiliyor”]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/estetikte-yanlis-uygulamalar-kalici-doku-kaybina-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/estetikte-yanlis-uygulamalar-kalici-doku-kaybina-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uygun koşullarda yapılmayan estetik işlemlerinin sağlık sorunlarına yol açabileceğine değinen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nuh Evin, “Bu artık sadece estetik konusu değil. Uygun koşullarda yapılmayan işlemler, kalıcı doku kaybına, enfeksiyonlara ve hayati risklere kadar gidebiliyor. En büyük sorun, işlemlerin ‘kolay’ ve ‘zararsız’ gibi sunulmasıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uygun koşullarda yapılmayan estetik işlemlerinin sağlık sorunlarına yol açabileceğine değinen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nuh Evin, “Bu artık sadece estetik konusu değil. Uygun koşullarda yapılmayan işlemler, kalıcı doku kaybına, enfeksiyonlara ve hayati risklere kadar gidebiliyor. En büyük sorun, işlemlerin ‘kolay’ ve ‘zararsız’ gibi sunulmasıdır” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye’de estetik ve plastik cerrahiye olan ilgi her geçen gün artarken, uzmanlar “güzellik” vaadiyle yapılan kontrolsüz uygulamaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Medical Park Ordu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nuh Evin, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış bilgiler nedeniyle komplikasyonlu hasta başvurularında belirgin bir artış yaşandığını belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Evin, estetik işlemlerin yalnızca kozmetik bir tercih olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, uygun koşullarda yapılmayan müdahalelerin kalıcı doku kayıplarından hayati risklere kadar uzanabilen ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Evin, “Bu artık sadece estetik konusu değil. Uygun koşullarda yapılmayan işlemler, kalıcı doku kaybına, enfeksiyonlara ve hayati risklere kadar gidebiliyor. En büyük sorun, işlemlerin ‘kolay’ ve ‘zararsız’ gibi sunulmasıdır” dedi.</p>

<p><strong>“En büyük risk “basit işlem” diye sunulan uygulamalarda”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Nuh Evin’e göre en ciddi hasarlar, küçük dokunuş gibi pazarlanan ve kontrolsüz ortamlarda yapılan işlemlerde ortaya çıkıyor. Doç. Dr. Evin, uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen estetik müdahalelerin yol açabileceği unsurları şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>“Damar tıkanıklığı ve doku kaybı</li>
 <li>Enfeksiyon ve kalıcı izler</li>
 <li>Asimetri, deformasyon ve kalıcı hasar</li>
 <li>Uzun süreli ağrı ve his kaybı</li>
 <li>Acil cerrahi müdahale gerektiren komplikasyonlar”</li>
</ul>

<p></p>

<p>Plastik cerrahinin yalnızca görünümü değiştirmeyi değil, aynı zamanda yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bir sağlık alanı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Evin, estetikte “tek tip yüz” anlayışının geride kaldığını ifade etti. Doç. Dr. Evin, “Bugün en iyi sonuç; dışarıdan fark edilmeyen, kişiye yakışan ve tıbbi olarak güvenli olandır. Hastaya uygun planlama, doğru teknik ve uzman ekip olmadan mükemmel bir sonuç mümkün değildir” diye konuştu.</p>

<p><strong>Estetik işlem öncesi mutlaka bunları sorun</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Nuh Evin, estetik müdahale yaptırmayı düşünen kişilerin işlem öncesinde mutlaka şu soruların yanıtını alması gerektiğini belirtti:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>İşlemi yapacak kişi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı mı?</li>
 <li>İşlem hastane koşullarında mı gerçekleştirilecek?</li>
 <li>Kullanılan malzemeler onaylı ve kayıtlı mı?</li>
 <li>Olası komplikasyonlara karşı acil müdahale planı var mı?</li>
 <li>İşlemin riskleri ve süreci yazılı ve onamlı şekilde anlatıldı mı?</li>
</ul>

<p><strong>“Güzellik aceleye gelmez, sağlık asla riske atılmaz”</strong></p>

<p>Estetik uygulamalarda en önemli kriterin hızlı sonuç değil, güvenli süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Evin, sosyal medyada sunulan gerçek dışı vaatlere karşı da uyarıda bulundu:</p>

<p>“Kısa sürede büyük değişim vaat eden içerikler gerçeği yansıtmayabilir. Estetikte en doğru karar; doğru hekim, doğru ortam ve doğru planlamayla alınır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Medical Park Basın</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/estetikte-yanlis-uygulamalar-kalici-doku-kaybina-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/01/estetikte-yanlis-uygulamalar-kalici-doku-kaybina-yol-acabiliyor.png" type="image/jpeg" length="18113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Artan ekran süresi göz kuruluğu ve glokom riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzmani-uyardi-artan-ekran-suresi-goz-kurulugu-ve-glokom-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/uzmani-uyardi-artan-ekran-suresi-goz-kurulugu-ve-glokom-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekran kullanımının artmasıyla göz kuruluğu, bulanık görme ve glokom riskinin sessizce yükseldiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nükhet Zaim, “Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ekran kullanımının artmasıyla göz kuruluğu, bulanık görme ve glokom riskinin sessizce yükseldiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nükhet Zaim,</strong> “<strong>Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir. Göz muayenesini ertelemek yerine doğru zamanda kontrol olmak, ileride çok daha büyük sorunların önüne geçer” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye’de telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte göz sağlığını tehdit eden sorunlar da hızla yaygınlaşıyor. Uzun süre ekrana maruz kalan bireylerde göz kuruluğu, bulanık görme, baş ağrısı ve odaklanma problemleri daha sık görülüyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nükhet Zaim, poliklinik başvurularında “basit yorgunluk” olarak değerlendirilen şikayetlerin altında ciddi göz hastalıklarının yatabildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Basit yorgunluk sanılıyor, risk gözden kaçıyor”</strong></p>

<p>Birçok kişinin gözle ilgili şikayetleri önemsemediğine değinen Op. Dr. Zaim, “Birçok kişi ‘gözüm yoruldu’ diyerek durumu geçiştiriyor. Oysa bazı belirtiler, ilerleyen dönemde kalıcı görme problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Erken tanı göz sağlığında hayati öneme sahip” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Göz kuruluğu sadece rahatsızlık değil”</strong></p>

<p>Özellikle kapalı ortamlarda çalışanlar ve yoğun ekran maruziyeti olan kişilerde gözün doğal nem dengesinin bozulabildiğini söyleyen Op. Dr. Zaim, “Bu durum zamanla gözde yanma, batma ve kızarıklık, ışığa hassasiyet, gün içinde artan bulanık görme ve sık göz kırpma ihtiyacına yol açabilir. Kontakt lens kullanan bireylerde bu şikayetler daha belirgin görülebilir. Göz kuruluğu basit bir konforsuzluk değil, yaşam kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunudur” dedi.</p>

<p><strong>“Numara değişti sanmayın, sebep farklı olabilir”</strong></p>

<p>Görme kalitesindeki düşüşün her zaman gözlük numarasının ilerlemesi anlamına gelmediğini belirten Op. Dr. Zaim, “Gözlük değişmesine rağmen geçmeyen şikayetlerde detaylı göz muayenesinin ihmal edilmemelidir. Bazı bireylerde çocukluk döneminden kalan göz tembelliği fark edilmeden devam edebilir. Ayrıca katarakt başlangıcı, göz tansiyonu (glokom), retina hastalıkları ya da diyabete bağlı göz etkilenmeleri de görme kalitesini olumsuz etkileyebilir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Sessiz ilerliyor, geri dönüş zor: Glokom uyarısı”</strong></p>

<p>Bazı göz hastalıklarının belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Op. Dr. Zaim, glokomun bu hastalıkların başında geldiğini söyledi. Op. Dr. Zaim, “Glokom sinsi seyredebilir ve görme kaybı başladıktan sonra geri dönüşü oldukça zor olabilir. Özellikle risk grubundaki bireyler şikayetleri olmasa bile düzenli göz muayenelerini aksatmamalıdır” dedi.</p>

<p><strong>“Bu belirtileri hafife almayın”</strong></p>

<p>Toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman önemsenmeyen bazı belirtilerin göz sağlığı açısından kritik olabileceğini belirten Op. Dr. Zaim, “Sık sık bulanık görme, gözde yanma ve kuruluk hissi, ışığa karşı aşırı hassasiyet, baş ağrısıyla birlikte göz çevresinde baskı hissi ile gece araç kullanırken ışıkların dağılması veya halkalar şeklinde görülmesi gibi durumların mutlaka dikkate alınmalıdır” dedi.</p>

<p><strong>“Ekran kullananlara altın kural: 20-20-20”</strong></p>

<p>Günlük yaşamda ekran kullanımını tamamen ortadan kaldırmanın her zaman mümkün olmadığını belirten Op. Dr. Zaim, “Göz sağlığını korumak için basit ama etkili alışkanlıklar tercih edilmelidir. Bu noktada ‘20-20-20’ kuralı uygulanabilir. Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 20 adım uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Ortam ışığının doğru ayarlanması ve göz kırpma refleksinin azalmasının önüne geçilmesi de göz kuruluğunu azaltmada etkilidir” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“Görmek hayatın kalitesi, ertelemeyin”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Nükhet Zaim, göz sağlığında erken tanının önemini vurgulayarak, “Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir. Göz muayenesini ertelemek yerine doğru zamanda kontrol olmak, ileride çok daha büyük sorunların önüne geçer” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Medical Park Basın</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/uzmani-uyardi-artan-ekran-suresi-goz-kurulugu-ve-glokom-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/01/artan-ekran-suresi-goz-kurulugu-ve-glokom-riskini-artiriyor.png" type="image/jpeg" length="63946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu’da Cilt Kanseri Tanısı Konulan 83 Yaşındaki Hasta Sağlığına Kavuştu]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-cilt-kanseri-tanisi-konulan-83-yasindaki-hasta-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-cilt-kanseri-tanisi-konulan-83-yasindaki-hasta-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’da cilt kanseri tanısı konulan 83 yaşındaki Sadık Yalçınkaya, Ordu Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu’da cilt kanseri tanısı konulan 83 yaşındaki Sadık Yalçınkaya, Ordu Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p>

<p>Diyabet hastası olan Yalçınkaya, kulağının ön kısmında oluşan kitle nedeniyle Ordu Devlet Hastanesi Cildiye Polikliniği’ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda Yalçınkaya’ya cilt kanseri tanısı konuldu. Tümörün yüksek yayılım riski taşıması nedeniyle hasta, Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Ali Adnan Özdemir tarafından ameliyata alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 4,5 saat süren operasyonda kanserli dokunun tamamen temizlendiği belirtildi. Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Yalçınkaya, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.</p>

<p>Operasyonu gerçekleştiren KBB Uzmanı Op. Dr. Ali Adnan Özdemir, kulak önünde yer alan tümörün yayılım riski en yüksek hücre tiplerinden biri olduğunu belirterek, “Kanserli dokunun vücuda yayılmasını engellemek amacıyla bölgeyi cerrahi yöntemle tamamen temizledik. Erken tanı hayat kurtarıcıdır. Özellikle baş ve boyun kanserlerinde erken evrede yapılan müdahalelerle büyük operasyonlara gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak tümör ilerlemişse ileri tetkik ve tedavi süreçleri gerekebilir” dedi.</p>

<p>Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Sadık Yalçınkaya ise başta doktoru olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/orduda-cilt-kanseri-tanisi-konulan-83-yasindaki-hasta-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/01/orduda-cilt-kanseri-tanisi-konulan-83-yasindaki-hasta-sagligina-kavustu.png" type="image/jpeg" length="68371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun’da 16 Yaşındaki İlayda Kalp Krizine Yenik Düştü]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/giresunda-16-yasindaki-ilayda-kalp-krizine-yenik-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/giresunda-16-yasindaki-ilayda-kalp-krizine-yenik-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Hafta İçinde İkinci Genç Ölümü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Giresun’da 16 Yaşındaki İlayda Kalp Krizine Yenik Düştü: Bir Hafta İçinde İkinci Genç Ölümü</strong></h3>

<p>Giresun’da 16 yaşındaki İlayda Şengün, geçirdiği ani kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Genç yaşta gelen acı haber, kentte bir hafta içinde aynı nedenle hayatını kaybeden ikinci gencin de 16 yaşında olması nedeniyle endişe yarattı.</p>

<p>Aslen Çanakçı ilçesine bağlı Bakımlı Köyü nüfusuna kayıtlı olan ve ailesiyle birlikte Giresun merkezde yaşayan İlayda Şengün’ün aniden fenalaştığı öğrenildi. Hastaneye kaldırılan genç kızın kalp krizi geçirdiği belirlendi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Şengün kurtarılamadı.</p>

<h3><strong>Bir Haftada İki Genç Kalp Krizi</strong></h3>

<p>İlayda’nın ölümü, Giresun’da genç yaşta görülen kalp krizi vakalarını yeniden gündeme getirdi. Geçtiğimiz günlerde Espiye ilçesinde 16 yaşındaki İzzethan Gedük de kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peş peşe gelen kayıplar, bölgede hem aileleri hem de halkı derinden üzdü.</p>

<p>Genç kızın cenazesinin, ailesi ve yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/giresunda-16-yasindaki-ilayda-kalp-krizine-yenik-dustu</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2026/01/bir-hafta-icinde-ikinci-genc-olumu.png" type="image/jpeg" length="20794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Tedavisinde Kişiye Özel Dönem]]></title>
      <link>https://www.orduyenidonem.com.tr/kanser-tedavisinde-kisiye-ozel-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.orduyenidonem.com.tr/kanser-tedavisinde-kisiye-ozel-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde modern yaklaşımların giderek güçlendiğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Serkan Enki, “Günümüzde klasik kemoterapi anlayışı yerini daha seçici, daha etkin ve daha kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor. Artık kanseri tek bir hastalık olarak değil, genetik ve biyolojik açıdan farklı alt gruplardan oluşan kompleks bir yapı olarak değerlendiriyoruz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser tedavisinde modern yaklaşımların giderek güçlendiğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Serkan Enki, “Günümüzde klasik kemoterapi anlayışı yerini daha seçici, daha etkin ve daha kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor. Artık kanseri tek bir hastalık olarak değil, genetik ve biyolojik açıdan farklı alt gruplardan oluşan kompleks bir yapı olarak değerlendiriyoruz” dedi.</strong></p>

<p>Medical Park Ordu Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Serkan Enki, kanser tedavisinde son yıllarda yaşanan bilimsel ilerlemelerin hastalık odaklı yaklaşımdan kişiye özel tedavi protokollerine geçişi hızlandırdığını söyledi. Uzm. Dr. Enki, genetik analizler, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin başarı oranlarını belirgin şekilde artırdığını vurguladı.</p>

<p>Uzm. Dr. Serkan Enki, kanser tedavisinde modern yaklaşımların giderek güçlendiğini belirterek, klasik kemoterapi anlayışının yerini daha seçici, daha etkin ve daha kişiselleştirilmiş tedavilere bıraktığını ifade etti. Uzm. Dr. Enki, “Artık kanseri tek bir hastalık olarak değil, genetik ve biyolojik açıdan farklı alt gruplardan oluşan kompleks bir yapı olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Genetik analiz tedavi sürecini değiştiriyor”</strong></p>

<p>Güncel onkolojik tedavilerin merkezinde NGS (Next-Generation Sequencing), moleküler profilleme ve biyobelirteç analizlerinin bulunduğunu aktaran Uzm. Dr. Enki, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Bir hastanın tümöründe bulunan mutasyonları, bağışıklık sistemi yanıtını ve tümör mikrosistemini detaylı biçimde analiz ediyoruz. Bu sayede tedaviyi hastaya özel planlıyor, hem başarı oranını yükseltiyor hem de gereksiz yan etkilerin önüne geçiyoruz.”</p>

<p>Özellikle EGFR, ALK, ROS1, BRCA, PDL-1 gibi biyobelirteçlerin tedavi seçiminde kritik önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Enki, bu verilerin hastanın tedaviye vereceği yanıtı öngörmede anahtar rol oynadığını belirtti.</p>

<p><strong>“İmmünoterapi kanserle mücadelede çığır açtı”</strong></p>

<p>İmmünoterapinin çağdaş onkolojinin en büyük inovasyon alanlarından biri olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Enki, “İmmünoterapi, bağışıklık sistemini kanserle savaşabilecek güçlü bir yapıya dönüştürüyor. Özellikle akciğer kanseri, melanom ve böbrek kanserlerinde sağkalımı anlamlı derecede artıran sonuçlar elde ediyoruz. Bu tedaviler ileri evre hastalarda yaşam süresi ve yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltir” dedi.</p>

<p><strong>“Tedavide multidisipliner yaklaşım şart”</strong></p>

<p>Kanserin yalnızca tıbbi bir durum değil, aynı zamanda koordinasyon gerektiren bir süreç olduğunu belirten Uzm. Dr. Enki, tedaviye tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi branşlar, patoloji, radyoloji ve genetik danışmanlığın birlikte yön verdiğini ifade etti. Uzm. Dr. Enki, “Her hastayı ilgili tüm disiplinlerle birlikte değerlendirerek en doğru tedavi algoritmasını oluşturuyoruz. Bu yaklaşım erken evrede kür şansını artırırken, ileri evrede yaşam süresini uzatıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Düzenli tarama programları hayat kurtarır”</strong></p>

<p>Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Enki, “Özellikle meme, kolon, akciğer ve prostat kanserlerinde tarama programlarına katılım hastalığın seyrini belirleyen en kritik adımlardan biridir. Erken evrede yakalanan kanserlerin önemli bir kısmı tamamen tedavi edilebilir. Hastaların düzenli taramalarını aksatmaması yaşam şansını doğrudan etkiler” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Medical Park Basın</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.orduyenidonem.com.tr/kanser-tedavisinde-kisiye-ozel-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://orduyenidonemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/orduyenidonem-com-tr/uploads/2025/12/kanser-tedavisinde-kisiye-ozel-donem.png" type="image/jpeg" length="44364"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
