MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, fındık üretiminde asıl sorumluluğun hâlâ Ordu, Giresun ve Trabzon illerinde olduğunu belirterek, dezavantajlı üretici için pozitif ayrımcılık ve piyasada adil bir yapı çağrısında bulundu.
Türk fındığının kalite açısından dünyada rakipsiz olduğunu vurgulayan Şanlıtürk, dünyanın en fazla fındık üreten ilinin Ordu olduğunu söyledi. 2015 yılına kadar fındık üretiminin ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz’le sınırlı kaldığını hatırlatan Şanlıtürk, yapılan yasal düzenlemelerle üretim alanlarının 16 il ve 125 ilçeye yayıldığını ancak buna rağmen üretim yükünün büyük bölümünün hâlâ Ordu tarafından taşındığını ifade etti.
Arz Fazlası Fiyat Baskısı Oluşturuyor
Fındık piyasasında yaşanan temel sorunun arz fazlası olduğuna dikkat çeken Şanlıtürk, dünya pazarına yıllık yaklaşık 760 bin ton kabuklu fındık satılabildiğini belirtti. Bu rakamın üzerindeki üretimin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ve stok sorunlarını beraberinde getirdiğini dile getiren Şanlıtürk, geçmişte yaşanan benzer süreçlerde bedelin doğrudan üreticiye ödetildiğini söyledi.
Doğu Karadeniz Üreticisi Dezavantajlı
Doğu Karadeniz’de üretimin zor koşullar altında yapıldığını vurgulayan Şanlıtürk, yamaç araziler, yüksek eğim, düşük verim ve artan işçilik maliyetlerinin bölge üreticisini ciddi şekilde zorladığını kaydetti. Ordu, Giresun ve Trabzon’da dönüm başına verimin ortalama 70 kilogram civarında olduğuna dikkat çeken Şanlıtürk, bu nedenle destek politikalarında yamaçta üretim yapan çiftçiye öncelik tanınması gerektiğini ifade etti.
“Tekelci Yapılar Piyasayı Bozuyor”
Sektördeki tekelci yapının fındık piyasasını olumsuz etkilediğini belirten Şanlıtürk, üretimden ihracata kadar süreci tek elden kontrol etmeye çalışan yapıların rekabeti bozduğunu ve fiyatların manipüle edilmesine neden olduğunu söyledi. Bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisi ve lisanslı depoculuk sisteminin piyasada daha etkin rol alması gerektiğini vurguladı.
“Stok Yok, Alternatif Ürün Yok”
2025 yılında yaşanan zirai donun ardından hem üreticinin hem de TMO’nun elinde ciddi bir stok kalmadığını ifade eden Şanlıtürk, Türk fındığının yerine konulabilecek alternatif bir ürün bulunmadığını dile getirdi. Badem ya da Şili menşeli ürünlerle bu açığın kapatılmasının mümkün olmadığını savunan Şanlıtürk, bu tür söylemlerin piyasa manipülasyonu olduğunu söyledi.
“Üreticiyi Ezdirmeyeceğiz”
Türk fındığına dünyada güçlü bir talep olduğunu vurgulayan Şanlıtürk, önümüzdeki süreçte fındığın hak ettiği değeri bulacağını belirterek, hedeflerinin üreticiyi korumak ve piyasada adaleti sağlamak olduğunu söyledi. Şanlıtürk, bu mücadelenin takipçisi olmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.