YAKINLARINIZI KENDİNİZDEN UZAKLAŞTIRMAYIN

Abone Ol

Bir yakınını kaybedenler için yas sürecinin acılı ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Medical Park Ordu Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog İrem Naz Kırım, “Yas sürecinde kimileri birkaç ayda kimileri ise yıllarca yaşamaya, baş etmeye çalışır. Bu süreçte sizi sevenlerin desteğini almak, yalnız kalmamak sürecinizi daha kolay atlamanıza yardımcı olur. Bu yüzden çevrenizdeki insanları kendinizden uzaklaştırmayın, sizin için bir şeyler yapmalarına fırsat verin. Sizi anlayan, dinleyen, acınızı paylaşan ve size iyi geldiğini hissettiğiniz kişileri etrafınızda toplayın” dedi.

Kayıp ve yas sürecinin sevdiğimiz insanlardan ayrıldığımızda ya da bu kişilerin ölümünde ve bir organımızı yitirdiğimizde yaşadığımız bir dönem olduğunu söyleyen Medical Park Ordu Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog İrem Naz Kırım, “Nasıl sevdiklerimiz öldüğünde onu bir daha görememenin, onunla yeni anılar oluşturamamanın, kendimizi yalnız hissetmenin acısını yaşıyor, onunla geçirdiğimiz süreci daha iyi değerlendirme isteğimiz oluyorsa; arkadaşımızla artık görüşmediğimizde, sevgilimizden, eşimizden ayrıldığımızda ve bir organımızı yitirdiğimizde de aynı duyguları ve düşünceleri hissederiz” şeklinde konuştu.

EVRELERİNE GÖRE YAS SÜRECİ

Psikolog İrem Naz Kırım, yasın evrelerini şöyle sıraladı:

“İnkâr evresi: Yas sürecinin evresinin ilkidir. Ölümü kavramakta ve kabullenmekte zorluk çekeriz. Şaşkın, donuk, tepkisiz görünür, kendimizi boşlukta gibi hissederiz. Çoğu şeyi hatırlamakta zorlanabiliriz. Rüyalarımızda o kişiyi görebiliriz.

Öfke evresi: İnkâr evresini öfke evresi takip eder. Bu evrede ‘neden ben, biz, o…’ soruları vardır. Gerçekle yüzleşmeye başlarız ve ağır geldikçe derin bir öfke kaplar içimizi. ‘Neden bırakıp gittin, niye daha iyi davranmadım, ben şimdi ne yapacağım’ gibi sonu gelmeyen, keşkelerle başlayan cümleler, öfkemizi hem kendimize hem de kaybettiğimiz şeylere yönlendirmemize neden olur. Her duygu gibi öfke de sağlıklı bir duygudur ve bu süreçte yaşanmasına izin verilmelidir.

Pazarlık evresi: Öfke duygusu hafiflemeye başlarken pazarlık evresi devreye girer. Kişi artık Allah’a dualar eder. Öldüyse onu cennetine almasını, günahlarını affetmesini, diğer dünyada canını yakmamasını diler. Sevdiği kişiyi ya da organını kaybettiyse acısını dindirmesi ve iyileşmesi için yalvarır. Bu evrede kaybı kabullenen kişi inkârı bırakır ve artık gerçekle yüzleşmiştir. Gerçekler ruhsal çöküntü yaşamasına neden olur ve depresyon evresine girilir.

Depresyon evresi: Depresyon evresinde kişi artık hiçbir şeyin eskisi kadar güzel olamayacağını düşünür. Sosyal çevresinden geri çekilir, mutsuzdur, hiçbir şeyden tat alamaz, işlevlerini devam ettirmekte zorlanır, iş, okul, evdeki sorumluluklarını yerine getiremez hale gelebilir. Bu evre çok zor görünse de yaşanması gereken en önemli evredir. Çünkü kişi duygularını ve düşüncelerini yaşamaya başlar. Eğer bu evre yaşanmazsa, yani kişi ‘ben güçlüyüm, hiç sorunum yok’ gibi davranmaya çalışırsa yas süreci daha da uzar ve bir süre sonra depresyon zorlayıcı bir hal alıp iyileşme zorlaşır.

Kabullenme: Son evre artık kabullenmedir. Artık kaybımızı kabullenir ve geri kalan hayatımıza dair devam etmeye başlarız. Acı hafifler ama unutulmaz, sadece işlevlerimizi yerine getirmeye bir şekilde devam etmek zorunda kalırız. Geleceğe dair planlar yapar, beklentilerimizi yeniden oluştururuz.”                     

ÇEVRENİZDEKİLERİ UZAKLAŞTIRMAYIN

Yas sürecinde ağlama isteği, mutsuzluk, öfke patlamaları, sabırsızlık, tahammülsüzlük, korku, güvensizlik gibi duyguların normal olduğunu vurgulayan Psikolog İrem Naz Kırım, “Kayıp anı beyninizde dönüp durabilir, odaklanma sorunu yaşayabilirsiniz. Yas süreci acılı ve zorlu bir süreçtir. Kimileri birkaç ayda kimileri ise yıllarca yaşamaya, baş etmeye çalışır. Bu süreçte sizi sevenlerin desteğini almak, yalnız kalmamak sürecinizi daha kolay atlamanıza yardımcı olur. Bu yüzden çevrenizdeki insanları kendinizden uzaklaştırmayın, sizin için bir şeyler yapmalarına fırsat verin. Sizi anlayan, dinleyen, acınızı paylaşan ve size iyi geldiğini hissettiğiniz kişileri etrafınızda toplayın” diye konuştu.

AĞLAMAMAK İÇİN KENDİNİZİ SIKMAYIN

Yas sürecinde kendimizi güçlü göstermeye, acımızı gizlemeye, ağlamamak için kendimizi sıkmaya çalışmamız gerektiğini ifade eden Psikolog Kırım, şu bilgileri paylaştı:

“Duygularınızı ve düşüncelerinizi ifade etmek, zihni ve bedeni yormaktadır. Hastalanmamıza neden olmaktadır. Yas sürecinizi atlamak için ağlamak ve acıyı dışarı vurmak sağlıklı bir yas süreci geçirmenize yardımcı olur. Acılarınız, düşünceleriniz konusunda konuşmaktan çekiniyorsanız bir kâğıda içinizi dökebilirsiniz. Mektup, günlük yazmak ya da acınızı anlatan resim çizmek kendinizi ifade etmenizde ve olayları kabullenmenize yardımcı olur. Kaybınızın verdiği yoğun duygulardan kaçmak için zararlı maddeleri kullanmak sorunlarınız çözmez, aksine daha da sorun yaşamanıza neden olur. Baş etmekte güçlük çekiyorsanız yardım isteyin. Kayıp ve yas süreciniz uzun sürüyorsa ruh sağlığı uzmanlarından destek almayı ihmal etmeyin. Sizi olduğunuz halinizle, koşulsuz kabulle ve anlayışla bekleyen, tarafsız yaklaşabilecek, anlatmakta zorluk çektiğiniz her şeyi güvenle ifade edebileceğiniz profesyoneller olduğunu unutmayın.

UYKU VE BESLENME DÜZENİ BOZULABİLİR

Yas sürecinde olan kişinin uyku ve beslenme düzeninin bozulabileceğinin altını çizen Psikolog Kırım, “Yakınlarının bu gereksinimlerini sağlayabilmesi için kişiyi takip etmesi önemlidir. Kayıp herkes için aynı zamanda gerçekleşmez. Anlayış ve sabır gerekir. Kaybını kabullenmesi için zaman verilmelidir. Kayıp hakkında konuşması, ağlaması, öfkesini ve acısını dile getirmesi engellenmek yerine desteklenmelidir. Hissettiklerini ve düşündüklerini açığa vurması için teşvik edilmeli, izin verilmelidir. Acısını hafifletici “Yakında geçecek, ağlama, onu üzersin, o böyle olmanı istemezdi, güçlü olmalısın, bunda da vardır bir hayır, hayat devam ediyor, ne acılar var, hepimizin başına gelebiliyor, dik dur, herkesin içinde yapma…” gibi cümleler kurmak yerine onu anlamaya, destek olmaya çalıştığınızı ve duygularınızın içten olduğunuzu ifade eden “Yanındayım, ne zaman istersen ara, yalnız değilsin, bir ihtiyacın varsa söylemen yeterli…” gibi cümleler kurabilirsiniz. Ani karar verme, yer değişikliği isteği gibi durumlarla karşılaştığınızda bu tür durumların zamana yayılarak çözülebilmesi için fırsat yaratmaya çalışın. Aile, arkadaş gibi sosyal destek sağlayacak kişilerle yakın temasta olmasını sağlayın. Kayıptan kaçınma isteğini fark ettiğinizde ona kızmayın. Kaçınmak için başvurduğu alkol, zararlı madde isteklerini konuşarak vazgeçirmeye çalışın. Gerekirse ruh sağlığı uzmanlarından destek aldırın” diyerek sözlerini sonlandırdı. Haber Merkezi