7582 Sayılı Kanun ile vergi ve kamu alacaklarına ilişkin önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanun kapsamında vadesi geçmiş borçların tecil ve taksitlendirme şartları kolaylaştırılırken, üretim yapan kurumlara vergi indirimi, yurt dışındaki varlıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik varlık barışı uygulaması ve yurt dışı gelirlerine yönelik vergi istisnaları getirildi.
Kanunla birlikte 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında uygulanan tecil ve taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ayrıca teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç tutarı 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltildi. Düzenlemenin, ödeme güçlüğü yaşayan mükelleflerin kamu borçlarını daha uzun vadede ödeme imkânı sağlaması hedefleniyor.
Öte yandan kurumlar vergisinde de üretimi teşvik edecek bir adım atıldı. Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetinde bulunan kurumların yalnızca üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim yapan kurumların üretimden kaynaklanan kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak belirlendi. İndirimli oran, 2027 yılı ve sonraki vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar için geçerli olacak.
Kanun kapsamında varlık barışı uygulaması da yeniden düzenlendi. Gerçek ve tüzel kişilere, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirme imkânı tanındı.
Ayrıca Türkiye’de bulunan ancak işletmelerin yasal kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları da aynı tarihe kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Bildirilen varlıklar üzerinden yüzde 5 oranında vergi peşin olarak tahsil edilecek.
Düzenlemeye göre bildirilen varlıklara ilişkin tutarlar nedeniyle herhangi bir vergi incelemesi veya vergi tarhiyatı yapılmayacak.
Kanunda yer alan bir diğer önemli düzenleme ise yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlara yönelik vergi istisnası oldu. Buna göre Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler, Türkiye’ye yerleşmeden önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olarak değerlendirebilecek.
Yeni düzenlemelerin yatırım ortamını güçlendirmesi, kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması ve vergiye gönüllü uyumun artırılması hedefleniyor.





