Günümüzde, dünya genelinde Filistin meselesi büyük bir dikkat çekerken, bazı kesimler ise farklı bir hikayeye takılıp kalmış gibi görünüyor. 

Benim anlam veremediğim konu, her gün yeni bir haberi ile karşımıza çıkan Dilan ve Engin Polat çifti. Bu çift neden bu kadar insanların ilgisini çekiyor?

Olaylardan çok olaycıklara takılan, acılar yerine acınası insanlara kitlenen kesim, ne zaman gerçek gündemi ele alacak merak edilen sorular arasında!Filistin’de bir insanlık dramı yaşanıyor…

Oyun yaşındaki çocuklar bombanın gerçek sesi ile gözlerini açıyor, ya da gözlerini ebediyen bu acıyla kapatıyor!

Anneler feryat ediyor, babaların çaresizlik içerisinde sessiz çığlıklar kopuyor yüreklerinde.

Unutun bildiğiniz tüm güzel kokuları! lağım suyu sıkılıyor orada insanların üzerine…

Elbette, birçoğunuz Polat çiftinden haberiniz olduğu kadar bunları biliyorsunuzdur.

Fakat bilmek yetmiyor bazen. İzlemeli, görmeli ve duyurmalıyız. Yaşanan bu dramı hissetmeliyiz, anlamalıyız. Anlayıp dur demeliyiz. 

Neye mi dur demeliyiz? Katliama! Vahşete! İnsanlık dışı yapılan her eyleme DUR DEMELİYİZ!

Hz. Ali’nin bir sözü var; “Bir zulme engel olamıyorsanız onu herkese duyurun!”

Diyeceğim o ki; bırakın o, bu, şu ne yaptı…

İnsanlık için biz ne yapmalıyız, önce onu bulmalı.

Sonuç olarak, Dilan ve Engin Polat'ın hikayesi gündemdeki birçok başka konu gibi dikkat çekici olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, Filistin'deki insanların yaşadığı zorluklar gibi büyük meseleler, insanlığın öncelikli odak noktası olmalı. Magazin ve gerçek dünya arasında bir denge bulmak herkesin üzerine düşen önemli bir sorumluluk.

Herkesin sorumluluğunu üstleneceği güzel günler dileğiyle, barış dolu günler ümidiyle, kalın sağlıcakla…