Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Başkanı Cem Şenocak, fındık sektöründeki son gelişmeleri değerlendirerek üreticilerin karşı karşıya kaldığı maliyet farklılıklarına dikkat çekti. Şenocak, özellikle eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilerin maliyetlerinin düz arazilerde üretim yapanlara göre ciddi oranda yüksek olduğunu belirterek, desteklerin bölgesel şartlara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Bloomberg HT canlı yayınında konuşan Şenocak, geçen sezonun fındık sektörü açısından oldukça zorlu geçtiğini, yeni sezonda ise ihracat ve ticari performansın daha iyi olmasını beklediklerini ifade etti.
Fındık İhracatı 1989 Seviyelerine Geriledi
Geçen yıl kuraklık, don ve kahverengi kokarca gibi sorunların fındık sektörünü olumsuz etkilediğini belirten Şenocak, yaşanan gelişmelerin üreticiden ihracatçıya kadar sektörün tüm kesimlerini etkilediğini söyledi.
Şenocak, geçen yıl Türkiye'nin fındık ihracatının 1989 seviyelerine kadar gerilediğini ve uluslararası pazarda pazar kaybı yaşandığını belirterek, yeni sezonda ise daha olumlu bir tablo beklediklerini dile getirdi.
Şenocak, "Geçen yıl sektör açısından oldukça zor bir seneydi. Kuraklık, don, kokarca zararlısı ve sert fiyat dalgalanmaları yaşandı. Bütün bunlar üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan tüketiciye kadar her kesime zarar verdi. Maalesef geçen yıl ihracat rakamlarımız 1989 seviyelerine kadar geriledi ve pazar payı kaybettik. Ancak bu yıl şu ana kadar don ve kuraklık yaşanmadı, hasat başladı. İhracatımızın ve ticari performansımızın geçen yıla göre çok daha iyi bir seviyede olacağını düşünüyoruz" dedi.
400 Bin Aile Eğimli Arazide Üretim Yapıyor
Türkiye'de yaklaşık 750 bin hektar fındık dikili alan bulunduğunu ve yaklaşık 600 bin ailenin fındık üretiminden geçimini sağladığını belirten Şenocak, üreticilerin arazi şartlarının aynı olmadığını vurguladı.
Yaklaşık 400 bin ailenin meyilli arazilerde üretim yaptığını belirten Şenocak, bu alanlarda makine kullanımının sınırlı olması nedeniyle üretim maliyetlerinin yükseldiğini ifade etti.
Şenocak, "Miras yoluyla bahçeler bölündüğü için makineli tarım yapılamıyor, toplatmaya büyük bedeller ödeniyor ve maliyet kilogramda yaklaşık 4 doları buluyor" ifadelerini kullandı.
"Üreticiye Aynı Gözle Bakılmamalı"
Düz ve geniş arazilerde kurulan yeni fındık bahçelerinde makine kullanımının daha kolay olduğunu ve verimin daha yüksek seyrettiğini belirten Şenocak, bu nedenle üretim maliyetlerinin de önemli ölçüde düştüğünü söyledi.
Fındık fiyatlarının belirlenmesinde arazi koşullarının da dikkate alınması gerektiğini savunan Şenocak, destekleme politikalarının bölgesel farklılıkları gözetmesi gerektiğini vurguladı.
Şenocak, "4 dolar civarı düşünülerek verilen fiyatlar ova üreticisini memnun ederken, meyilli arazideki üreticimizi maalesef mutlu etmiyor. Üreticilere aynı gözle bakılmamalı; bu bölgesel farklılıkları dengeleyecek teşvik ve destek modelleri hayata geçirilmelidir" dedi.
Türkiye'nin son 10 yılda fındıktan yaklaşık 21 milyar dolar döviz geliri elde ettiğine dikkat çeken Şenocak, üretimin sürdürülebilirliği için özellikle zor koşullarda üretim yapan çiftçilerin desteklenmesinin önem taşıdığını ifade etti.





