ORDU'DAN MADRİD'E, LÜLEBURGAZ'DAN AKKUŞ'A, CEZÂYİR'DEN İSPANYA'YA KİTAPLARLA YOLCULUK...

Ötedenberi ezberlemişizdir; Kitaplar en iyi dostlardır diye. Dolayısıyla, bu husus bir gurbet mektubunun en muhtemel mevzûsu keyfiyeti arzetmeye lâyıktır. Nitekim, gurbet diyor, yalnızlık diyor, dost diyorsanız, ahbap ve muhabbet hasreti çekiyor da çâre arıyorsanız, işte kitaplar bu noktada size ilâç gibi gelecektir.
HA İLAÇ, HA KİTAP
Mâmâfîh, bunun için biz de buraya gelirken diştir, baştır gibisinden ağrı kesici ilâçlar getirmişsek, bir kısmından geçen mektuplarımızdan birinde söz ettiğimiz yalnızlık acısını dindirici, zamânı kâra döndürücü kitaplar da getirdik.
Burası işin bir tarafı.
YÂRÂNIN YÂDI, ENDÜLÜS EVRÂDI
Burada bizi asıl mutlu eden, buruk bir haz yaşatan, kitapların kendi arkadaşlıkları kadar, hayâtımızın çeşitli duraklarında kaderin önümüze çıkardığı nice arkadaşları da yâda getirip şu gurbet elde, ümmetin acısıyla tatlısıyla büyük hâtıralarının bulunduğu Endülüs diyârında onları anıp, kendilerine duâ etmemize wesîle olmalarıydı.
KİTAPLARIN İÇERİĞİ, İDRÂKİN DIŞARIĞI!
Bu kitapların hangi birisinden bahsetmeli? Bu mümkün değil. Konumuz da o değil. Burada kitapların içeriğinden daha çok, dışarığı(!)ndan, yâni sağladığı evren, muhayyilemize kazandırdığı boyut, hayât yolculuğumuza kattığı derinlik, getirdiği duyarlık.
İLK VE SON DURAK; ORDU
En eski tarihli olandan başlayalım; Seyyid Kutub'un İSLÂM ve KAPİTALİZM ÇATIŞMASI. Konya, Dînî Neşriyat yayını ve Ülkü Basımevi 1967 baskısı. Mütercim Konya Merkez Vâizi Mustafa UYSAL. Biz 22 Nisan 1975 târihini düşmüşüz elimize geçtiği güne. Ordu İmam-Hatip Okulu son sınıf, son aylar. O zamanlar böyle kitaplar çok az. Yeni yeni yaygınlaşmaya, tercüme kitaplarının artmaya başladığı dönemler.
Bu kitap bana bütün o okul yılları, daha sonra emekliliğe kadar öğretmenlik te dâhil o günleri bir şerit gibi gözümün önünden geçmesine, hey gidi arkadaşlar, hey gidi yarı köy, yarı çarşı arası geçen o günler.
GÜMÜŞHÂNE'DEN GEMLİK'E
Her neyse, kitabın iç sayfasında Mehmet KIRCA'dan diye not var târihin altında, o zamanki oturmamış imzamızın üstünde. Sınıf arkadaşım. Boksör. Gümüşhâneli bir âile. Ama o, okul sonrası Gemlik'e yerleşti. Arada Ordu'ya geliyor, gelince arıyor, görüşüyoruz. Vefâlı, dost bir arkadaş. Bizim de babaanne tarafımız Gümüşhâneli olduğu için bu kanaldan da bir yakınlık sözkonusu. Rabbimiz sevdikleriyle berâber hayırlı, uzun ömürler lûtfeylesin. Âmîn...
İLK GURBET, İLK BATI; LÜLEBURGAZ
Diğer kitap Prof. Dr. Erol GÜNGÖR'e âit İSLÂMIN BUGÜNKÜ MESELELERİ. Ötüken, İstanbul 1981 baskısı. Biz aldığımız târihi 19.3.1983 olarak düşmüşüz. Yanında da LÜLEBURGAZ yazıyor. Demek; bizim ilk Avrupa ikâmetimiz de Lüleburgaz olmuş. Tam 43 sene önce yine bir Mart ayı. Şimdi neredeyiz; MADRİD. Nereden nereye?
İLK GÖZ AĞRISI, WEFÂ ÇAĞRISI
Bu kitabı ya Sabri SEÇKİN, ya da İlyas ŞEN'den almış olabiliriz. Çünkü kitapla ilgili o iki esnaf arkadaşımızı hatırlıyorum. Ama asıl, ilk göz ağrımız Lüleburgaz'da o kadar hatırlanacak güzel dostlar ve insanlar var ki, onlar için de burada, Endülüs diyârında özellikle duâlar ettik. Hey gidi günler, hey gidi dostlar. Rabbimiz günâhlarımızı bağışlar da lûtfederse görüşmelerimiz artık âhirete kaldı.
GENÇ YILLAR, HİSLİ ZAMANLAR
Hayâtımın o en güzel, heyecanlı günlerine, bunun oradaki cümle kahramanlarına selâm olsun. Dâr-ı bekâya göçenlerine de rahmet.
Lüleburgaz deyince bir de Edgar Allan Poe'nun Annabel Lee şiiri geldi aklıma şimdi. Sanki şâir buralı ve de şiir burda yazılmışçasına. Şiirin de, şâirin de adı bende böyle bir his uyandırdı her nedense. Buralara yakıştırdım şiirin ilhâm ettiği coğrafî ve de hissî iklîmi. Tekrar okudum o son derece lirik, duygusal, dramatik şiiri ve de tekrar o yıllara doğru şöyle bir gayr-i irâdî ruh cevelânı yaptık.
HÜLYÂ'DAN GERÇEĞE, SEVGİDEN SEVGİLİ'YE
Sonuçta dünyâ işte; duygular, düşünceler, hayıflar, eğlenceler arasında savrulup gidiyoruz. Son nokta konulduğunda o noktanın bir insan, bir müslüman için olabilecek en güzel nokta, bizi oradan mübârek adından tüm bu cümle muhabbetlerin hâsıl oldu Hz. Muhammed SAV'in komşuluğuna vardırıp, cümle sevdiklerimizle berâber buluşturması.
AKKUŞ DURAĞI, İRFAN ÇERAĞI
Âmîn deyip diğer kitaba geçelim inşâllâh.
Hayât yolculuğundaki duraklarımızdan Akkuş'tayız şimdi. Kitap; Sâmiha AYVERDİ'nin NE İDİK NE OLDUK isimli HÂTIRALAR Kitabı. HÜLBE 1985 Yayını. O zaman Akkuş'ta öğretmen emeklisi Mevlüt Ağabey'in İRFAN KİTABEVİ vardı. Ordan almış olmalıyım.
YAYLA GÜNLER, BAHAR DOSTLUKLAR
Orada da çok güzel günlerimiz, kıvanç duyduğumuz, irtibâtımızın devam ettiği, en azından insanlık yönüyle iyi talebelerimiz, hâlâ devâm eden yakın arkadaşlık ve dostluklarımız oldu. Rabbimiz ölenlere rahmet, kalanlara din-îman selâmetleri ve de sıhhat-âfiyetler üzere hayırlı, uzun ömürler lûtfeylesin... Âmîn...
KİTAPLAR ve FOTOĞRAFLAR
Diğer kitapları, ilgilenecekler için paylaşım ekinde verdiğimiz dış-iç ve bilgilendirici arka kapak fotoğraflarına bırakıyor, bizim burada yapmak istediğimizin hayât yolculuğunda, en yakın bir arkadaş, dost olarak kitapların yerine yurduna işâretten ibâret olduğunu belirtiyoruz.
NAZIM HİKMET'TEN LİVÂNELİ'YE
Nitekim burada, İspanya'da çok nâdir de olsa tevâfuk ettiğimiz yerlerde gözümüz, hanımların giyim mağazalarına takıldığı gibi, bizim de ister-istemez kitabevlerine takıldı yine. İçeriye girdiğimizde ülkemizden bir yazar olarak, hangi kitabı anlayamadık ama, Zülfü LİVÂNELİ çıktı karşımıza. 90'lı yıllarda Cezâyir'de iken de Nazım HİKMET'in fransızcaya çevrilmiş kitaplarının çıktığı gibi.
AJANDA'DAN HAYÂTA
Burada bir de büyük AVM'leri dolaşırken 2026 Ajandası gördük. Bir hâtıra olsun, İspanyolca kelime ve buralara dâir notları düşeriz diye aldık. Buradan da nasîbimiz bu. Rabbimiz içerisine güzel, faydalı şeyler yazmağa, hayâtımızın bundan sonraki ajandalarını olduğu yere kadar hep hayır-hasenât kabîlinden sevâp getirecek işlerin peşindeliğiyle değerlendirmeye muvaffak kılsın...
MAZLUMLARIN KURTULUŞU, ÜMMETİN DİRİLİŞİ
Bundan sonraki hayâtımızın beklentilerini özetleyen bu güzel duâya gönülden Âmînlerle berâber sözlerimizi bağlarken, başta Gazze, Doğu Türkistan, Keşmir, Arakan gibi kanayan yaralarımızın iyileşmesi, İslâm Âlemi'nin birlik, dirlik ve düzenliği, Ümmet-i Muhammed'in hilâfeti, insanlığın hidâyeti için Rabbimize içten duâ ve niyâzlarla yalvarıyor, o günleri tez zamanda göstermesi ümîdiyle cümleye Endülüs diyârından sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...