Fındık bahçelerinde verim ve kalite kaybına neden olan kahverengi kokarcaya karşı yeni mücadele yöntemleri gündemdeki yerini koruyor. Ulubey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından önerilen “Cezbet-Yok Et” uygulaması, zararlının popülasyonunu kontrol altına almak amacıyla kullanılmaya başlandı.
Feromon tuzaklarından yararlanılan yöntemde, kahverengi kokarcanın belirli alanlara çekilmesi ve ardından uygun ilaçlama yapılarak imha edilmesi amaçlanıyor.
Feromonlar Belirli Noktalara Yerleştiriliyor
“Cezbet-Yok Et” yönteminde, kahverengi kokarcanın ilgisini çeken feromonlar çardaklara, duvarlara ve bahçe kenarlarına yerleştiriliyor. Uygulama kapsamında feromonların yerden yaklaşık 1,5-2 metre yüksekliğe asılması ve noktalar arasında yaklaşık 100 metre mesafe bırakılması öneriliyor.
Zararlıların toplandığı noktaların 5-7 günde bir ilaçlanması gerektiği belirtilirken, uygulamanın akşam saatlerine yakın yapılması tavsiye ediliyor.
Feromonların böcekleri çekme özelliği nedeniyle evlere, balkonlara ve tesislere asılmaması gerektiği de vurgulanıyor. Yalnızca feromon kullanmanın yeterli olmadığı, çekilen zararlılara karşı ruhsatlı bitki koruma ürünleriyle uygun mücadele yapılmasının önem taşıdığı ifade ediliyor.
Mücadelede Kritik Dönem: Sonbahar ve İlkbahar
Yöntemin özellikle kahverengi kokarcanın kışlaklara yöneldiği eylül-ekim döneminde ve kışlaklardan çıkmaya başladığı nisan-mayıs aylarında uygulanması öneriliyor.
Bu dönemlerde yapılacak çalışmalarla zararlının yoğunlaştığı noktaların hedef alınması ve bahçelerdeki popülasyonun azaltılması amaçlanıyor.
Fındık Üreticisi Sonucu Bekliyor
Ordu ekonomisinin temel ürünlerinden fındıkta ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadele, üreticiler tarafından yakından takip ediliyor. Zararlının fındıkta oluşturduğu verim ve kalite kayıplarının önüne geçilmesi için farklı yöntemler üzerinde duruluyor.
“Cezbet-Yok Et” uygulamasının sahada ne ölçüde etkili olacağı ise önümüzdeki süreçte daha net görülecek. Üreticiler açısından asıl beklenti, kahverengi kokarca yoğunluğunun azaltılması ve yeni hasat dönemlerinde fındığın zarar görmesinin önüne geçilmesi.





