İzinsiz başak yapmak masumiyet değil, emanete ihanettir!
Fındık sezonu geldi…
Bahçelerde alın teri, emek, sabır ve yılların mücadelesi var. Üretici aylarca bahçesine bakıyor; gübre veriyor, ilaçlıyor, buduyor, temizliyor, yağmurunu, güneşini bekliyor. Sonra hasat zamanı geliyor.
Ama ne yazık ki bazıları, “Başak yapıyorum, ne olacak?” diyerek başkasının bahçesine girip sahibinin izni olmadan fındık toplamayı kendisine hak görebiliyor.
Hayır!
Bu, öyle hafife alınacak bir mesele değildir.
Bir başkasının malına izinsiz el uzatmak kul hakkıdır.
Kur’an-ı Kerim açıkça şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda bâtıl yollarla yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olursa başka.”
(Nisâ, 4/29)
Şimdi soruyorum:
Bahçenin sahibi izin vermemişse, sen hangi hakla giriyorsun?
“Yerde kalmıştı…”
“Zaten çok azdı…”
“Bir avuç fındıktan ne çıkar?”
Çıkar!
Çünkü mesele bir avuç fındık meselesi değildir.
Mesele helal ile haram arasındaki çizgidir.
Mesele, insanın Allah’tan korkup korkmadığıdır.
Mesele, başkasının emeğine saygı gösterip göstermediğidir.
“KİMSE GÖRMEDİ” DİYENLER YANILIYOR!
Belki bahçe sahibi görmedi…
Belki komşu görmedi…
Belki kimse fark etmedi…
Ama Allah gördü!
İnsanlardan gizlenen hiçbir şey Allah’tan gizlenemez.
Kaldı ki kul hakkının en tehlikeli tarafı da budur. Çünkü kulun hakkını çiğneyip sonra yalnızca “Allah’ım beni affet” demek yetmeyebilir. Hakkı yenilen kişiyle helalleşmek gerekir.
Bir avuç fındık için vicdanımızı kirletmeye, kazancımıza haram bulaştırmaya değer mi?
BAŞAK YAPMAK, İZİNLE OLUR!
Elbette bahçe sahibi izin verirse, “Şu kadarını toplayabilirsin” derse mesele başkadır.
İzin vardır, rıza vardır, helallik vardır.
Ama izinsiz girip fındık toplamak başka şeydir.
Özellikle hasat sonrasında yerde kalan fındıklar için de “Nasıl olsa yerde, sahibi değildir” anlayışı doğru değildir. Yerde olması, o malın sahipsiz olduğu anlamına gelmez.
Mal sahibinin rızası yoksa, el uzatma!
ÜRETİCİNİN ALIN TERİNE SAYGI GÖSTERELİM
Bugün fındık üreticisi zaten yüksek maliyetlerle mücadele ediyor.
Gübre pahalı…
İlaç pahalı…
İşçilik pahalı…
Mazot pahalı…
Bahçenin bakımı pahalı…
Üretici bütün bunlara rağmen toprağından ekmek çıkarmaya çalışıyor.
Sonra birilerinin gelip onun emeğini “başak” adı altında izinsiz toplaması kabul edilebilir mi?
Etmeyin!
Üreticinin alın terine el uzatmayın.
Çocuğunuza da bunu öğretmeyin.
Çünkü çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, birkaç çuval fındık değil; helal kazanç ve temiz bir vicdandır.
BİR FINDIKTAN BÜYÜK OLAN NEDİR?
Bir fındık küçüktür…
Bir avuç fındık da küçüktür…
Ama o fındığın arkasında bir çiftçinin emeği vardır.
Ve o emeğin üzerinde kul hakkı vardır.
İnsan bazen küçücük gördüğü bir şey yüzünden büyük bir vebalin altına girebilir.
Onun için sözümüz nettir:
Bahçe sahibinden izin almadan fındık toplama!
“Bir avuçtan ne olur?” deme!
“Kimse görmedi” deme!
“Yerdeydi” diyerek kendini kandırma!
Çünkü Allah görüyor.
SON SÖZ
Helal kazanç az olsun ama bereketli olsun.
Haramdan kazanılan çokluk, insanı zengin değil; vebal altında bırakır.
Bir avuç fındık için kul hakkına girme.
Bir çuval fındık için vicdanını satma.
Başkasının alın terine el uzatma!
Çünkü yarın mahşerde mesele,
“Kaç kilo fındık aldın?” olmayacak.
Mesele şu olacak:
“O fındığı alırken sahibinin rızası var mıydı?”
Rızası yoksa, elini çek!
UNUTMA!
İzinsiz başak, masum bir toplama değildir.
İzinsiz başak, kul hakkına dönüşebilir.
Kul hakkı ise hafife alınacak bir mesele değildir.
Helal yiyelim, helal kazanalım, başkasının emeğine ve hakkına dokunmayalım.