Ordu’nun önemli tarihi ve arkeolojik alanları arasında yer alan Kurul Kalesi’ndeki arkeolojik kazılar 17’nci yılına girdi. Kibele heykelinin bulunmasıyla ulusal ve uluslararası alanda tanınan alanda sürdürülen çalışmalar kapsamında, bölgenin geçmişine ışık tutan önemli mimari kalıntılar ve arkeolojik buluntular gün yüzüne çıkarılıyor.

Altınordu ilçesindeki Kurul Kalesi’nde 16 yıldır devam eden kazı çalışmalarında, Doğu Karadeniz’in tarihine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldı.

Kurul Kalesi Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Yücel Şenyurt, kazı çalışmalarında beklemedikleri tarzda anıtsal mimariyle karşılaştıklarını söyledi.

Karadeniz’in yoğun bitki örtüsünün tarihi kalıntıları uzun yıllar boyunca gizlediğini belirten Şenyurt, kazılar ilerledikçe önemli bir kültür hazinesinin ortaya çıkarıldığını ifade etti.

Şenyurt, “Beklemediğimiz tarzda anıtsal mimariyle karşılaştık. Bitki örtüsü Karadeniz’in kültür dokusunu kapattığı için birçok şeyi çıplak gözle göremiyordunuz. Kazdıkça toprağın altından bir kültür hazinesi çıktı.” dedi.

Sadece kale değil, dini ve yönetim merkezi

Kazı çalışmalarında elde edilen bulguların Kurul Kalesi’nin geçmişteki işlevine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu aktaran Şenyurt, alanın yalnızca savunma amaçlı kullanılan bir kale olmadığının belirlendiğini söyledi.

Kurul Kayalıkları’nın milattan önce 200’lü yıllardan itibaren pagan inancına bağlı önemli bir dini ve tören alanı olarak kullanıldığını belirten Şenyurt, bölgenin jeopolitik konumu nedeniyle aynı zamanda garnizon ve yönetim merkezi niteliği taşıdığını kaydetti.

Şenyurt, söz konusu tespitlerin mimari kalıntıların yanı sıra kazılarda ortaya çıkarılan küçük buluntularla da desteklendiğini dile getirdi.

Kibele heykeliyle dünya gündemine taşındı

Kurul Kalesi’nde gerçekleştirilen kazılarda bulunan Kibele heykeli, alanın Türkiye ve dünya kamuoyunda tanınmasını sağladı.

Kazı çalışmalarının her sezon yeni buluntularla devam ettiği Kurul Kalesi, Doğu Karadeniz’in antik dönem geçmişinin aydınlatılması açısından önemli arkeolojik merkezlerden biri olmayı sürdürüyor.

17’nci yılına giren kazı çalışmalarında yeni buluntuların ortaya çıkarılması ve alanın tarihsel işlevinin daha kapsamlı şekilde ortaya konulması hedefleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi