Ordu’nun Mesudiye ilçesinde farklı dönemlere ait sikke ve arkeolojik buluntular, Melet Havzası’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor. Azmi Karaduman’ın 2015 yılında yayımlanan çalışması, bölgenin Helenistik, Roma ve Selçuklu dönemleriyle bağlantılarını ortaya koyuyor.
Ordu’nun Mesudiye ilçesi, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî geçmişiyle de dikkat çekiyor. Araştırmacı Azmi Karaduman’ın 2015 yılında yayımladığı çalışmada ele alınan arkeolojik buluntular, ilçenin ve çevresindeki Melet Havzası’nın farklı medeniyetlerle kurduğu tarihî bağlara ilişkin önemli bilgiler sunuyor.
Çalışmada yer verilen sikke örnekleri, Mesudiye çevresinin Helenistik dönemden Roma dönemine ve Anadolu Selçuklularına uzanan geniş bir tarihsel süreç içerisinde incelenmesine imkân sağlıyor.
Helenistik Dönemin İzleri Çukurçayır ve Dayılı’da
Mesudiye’nin Çukurçayır ve Dayılı köyleri çevresinde bulunduğu aktarılan bazı sikkeler, Helenistik dönemle ilişkilendiriliyor. Bithynia Krallığı ile bağlantılı olduğu belirtilen örneklerde hükümdar tasvirleri, mitolojik figürler ve Grekçe yazılar öne çıkıyor.
Bu buluntular, bölgenin antik çağlardaki siyasi ve kültürel ilişkilerinin araştırılması açısından önem taşıyor. Sikkeler üzerindeki tasvirler ve yazılar, dönemin yönetim anlayışı ve kültürel dünyasına ilişkin ipuçları barındırıyor.
Dayılı ve Yeniaslan köyleri çevresinde tespit edildiği belirtilen Roma dönemi sikkeleri de Mesudiye’nin tarihsel geçmişine ilişkin dikkat çekici veriler arasında yer alıyor.
Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev’in İzleri
Mesudiye’nin tarihî birikimi antik dönemlerle sınırlı kalmıyor. Araştırmada, Yuvalı Köyü yakınlarındaki Erdembaba Tepesi ile ilişkilendirilen ve Anadolu Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine tarihlenen gümüş sikkelerden de söz ediliyor.
-
yüzyılın ikinci yarısıyla ilişkilendirilen bu örnekler, bölgenin Orta Çağ’daki ekonomik ve kültürel bağlantılarının incelenmesi bakımından önem taşıyor.
Farklı dönemlere ait sikke buluntuları, Melet Havzası’nın tarihsel gelişiminin tek bir dönemle sınırlı olmadığını gösteren araştırma verileri arasında değerlendiriliyor.
Melet Havzası’nın Tarihi Korunmayı Bekliyor
Azmi Karaduman’ın 2015 tarihli çalışmasında ele alınan buluntular, Mesudiye ve çevresinin arkeolojik açıdan daha ayrıntılı araştırılması gerektiğine işaret ediyor.
Helenistik ve Roma dönemlerine ait sikke örneklerinden Selçuklu döneminin izlerine uzanan bu tarihî birikimin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve korunması, bölgenin kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyor.
Mesudiye’nin geçmişine ışık tutan bu buluntular, Ordu’nun tarihî zenginliğinin yalnızca bilinen yapılarla sınırlı olmadığını, toprak altında ve bilimsel araştırmalarda keşfedilmeyi bekleyen önemli bir kültürel miras bulunduğunu da hatırlatıyor.





