Ordu’da iç sularda doğal alabalıkların korunması amacıyla av yasağı dönemi başlıyor. Amatör su ürünleri avcılığını düzenleyen mevzuat kapsamında doğal alabalık türlerinin avlanması 1 Ekim itibarıyla yasaklanacak.
Balık popülasyonunun korunması ve su ekosisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla uygulanacak yasak, 28 Şubat’a kadar devam edecek.
Ticari Avcılık Yıl Boyunca Yasak
Ordu genelindeki iç sularda Bakanlık tarafından onaylanmış herhangi bir ticari su ürünleri avcılık projesi bulunmuyor. Bu nedenle iç sularda ticari amaçlı balık avcılığı yılın 12 ayı boyunca yasak olarak uygulanıyor.
Amatör balıkçılıkta ise belirlenen dönem ve kurallara uyulması gerekiyor.
“Tırıvırı” Kullanımına Geçit Yok
Avlak alanlarında yalnızca yemlik uzatma ağlarının kullanımına izin verilirken; germe, uzatma, sürütme, çevirme ve serpme gibi diğer ağ türlerinin kullanılması ve bulundurulması yasak.
Özellikle halk arasında “tırıvırı” veya “paraşüt” olarak bilinen ve su canlıları açısından ciddi risk oluşturan av araçlarının üretimi, satışı, avlak alanlarında bulundurulması ve kullanılması da yasak kapsamında bulunuyor.
Bunun yanı sıra patlayıcı, uyuşturucu, uyarıcı, bayıltıcı ve öldürücü maddelerin yanı sıra sönmemiş kireç, karpit ve balık otu gibi maddelerin balık avında kullanılması veya av sahalarına getirilmesine de izin verilmiyor.
Alabalık Avında Boy ve Günlük Limit Şartı
Yasağın sona erdiği dönemlerde doğal alabalık avına ilişkin kurallar da uygulanmaya devam edecek.
Akarsularda doğal yem kullanılarak alabalık avlanması yasak olurken, yalnızca yapay yemlerin kullanımına izin verilecek. Avlanan doğal alabalıkların en az 25 santimetre olması ve bir amatör balıkçının günlük en fazla 3 adet alabalık avlayabilmesi gerekiyor.
Yetkililer, av yasaklarının balıkların üreme dönemlerini sağlıklı şekilde tamamlayabilmesi ve su kaynaklarındaki doğal dengenin korunması açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Ordu’daki amatör balıkçıların belirlenen kurallara uyması, kaçak ve kontrolsüz avcılıktan uzak durması, bölgedeki su ürünlerinin gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıyor.





