14 yaşında lenfoma teşhisi konulan Melis Çelenk, zorlu bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Bugün ise bir zamanlar hasta olarak kapısından girdiği hastanenin koridorlarına, bu kez doktor olma hayaliyle yürüyen bir tıp fakültesi öğrencisi olarak geri döndü.

Boynundaki şişliği fark etmesiyle başlayan süreç, Melis’in hayatını bambaşka bir yöne taşıdı. Yapılan tetkikler sonrası lenf kanseri tanısı konulan Çelenk, Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ve ekibi tarafından tedavi altına alındı. Yaklaşık 9 ay süren yoğun kemoterapi tedavisinin ardından hastalık tamamen kontrol altına alındı.

Tedavi sürecinde doktoruyla kurduğu güçlü bağ, Melis’in geleceğini de şekillendirdi. Hastane odalarında gördüğü diğer çocuklar ve kendi iyileşme hikâyesi, onu tıp okumaya yöneltti. Başarılı geçen üniversite sınavının ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan Çelenk, bugün 1’inci sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor.

Yıllar sonra Melis ile Prof. Dr. Tezer Kutluk, Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde yeniden bir araya geldi. Geçmişte hasta-doktor olarak çekilen fotoğrafın benzeri bu kez umut dolu bir kareyle tekrarlandı.

“Ben de çocuklara umut olmak istiyorum”
Yaşadıklarını anlatan Melis Çelenk, doktorundan aldığı ilhamı şu sözlerle dile getirdi:
“Başlangıçta süreç çok zordu ama ailemin ve doktorumun desteği beni ayakta tuttu. Tedavilere geldikçe benim gibi hasta olan çocukları gördüm. İyileştiğimde onların mutluluğu bana cesaret verdi. Şimdi tıp okuyorum ve özellikle onkoloji alanında çalışarak çocuklara yardımcı olmak istiyorum.”

“Lenfoma tedavi başarısı yüksek bir hastalık”
Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ise lenfomanın çocuk ve gençlerde sık görülen, tedaviye iyi yanıt veren bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, erken teşhisin önemini vurguladı. Kutluk, “Açıklanamayan şişlikler, uzun süren ateş, morluklar ve sabah kusmaları gibi belirtiler mutlaka dikkate alınmalı. Panik yapmadan ama vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı” dedi.

Anne’den ailelere önemli uyarı
Anne Nurşen Çelenk de sürecin aileler için ne kadar zor olduğunu anlatarak, “Çocuklardaki normal olmayan değişikliklere karşı çok dikkatli olunmalı. Melis bu mesleğin zor olduğunu biliyor ama çok istiyor. Onun mutluluğu bizim mutluluğumuz” ifadelerini kullandı.

Melis Çelenk’in hikâyesi, erken teşhisin ve doğru tedavinin yanı sıra umudun ve azmin insan hayatını nasıl değiştirebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.