Petrol Ürünleri İşveren Sendikası Yüksek İstişare Konseyi Genel Sekreteri Ordulu iş insanı Bahtiyar Köksal, Orta Doğu’da İran, İsrail ve ABD hattında yaşanan gerilimin küresel petrol piyasaları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Köksal, özellikle petrol sevkiyatının geçtiği kritik noktalar nedeniyle piyasada ciddi bir belirsizlik oluştuğunu söyledi.

Türkiye’nin petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını hatırlatan Köksal, bölgede yaşanan savaşın tedarik zinciri açısından önemli riskler barındırdığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı Kritik Nokta

Köksal, dünyanın en önemli petrol geçiş hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir aksamanın küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğini belirtti.

“İran–İsrail–ABD eksenindeki gerilim, petrol sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalini gündeme getiriyor. Böyle bir durumda tanker geçişlerinde ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Bu da petrolün zamanında temin edilmesini zorlaştırabilir” dedi.

Köksal’a göre sevkiyatta yaşanacak aksama sadece Türkiye’yi değil, dünya genelindeki petrol fiyatlarını da hızlı şekilde yukarı çekebilir.

Eşel Mobil Sistemi Fiyat Artışını Frenliyor

Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının kontrol altında tutulmasında Eşel Mobil Sisteminin önemli rol oynadığını belirten Köksal, sistem sayesinde zamların büyük bölümünün pompaya yansımadığını söyledi.

Köksal, “Akaryakıta gelen zamların yaklaşık yüzde 75’i devlet tarafından ÖTV üzerinden karşılanıyor. Zamların yalnızca yüzde 25’i pompa fiyatlarına yansıyor. Son dönemde her iş gününde yaklaşık 2 liranın üzerinde zam geliyor, bunun sadece küçük bir kısmı pompaya yansıtılıyor” ifadelerini kullandı.

“Eşel Mobil Olmasa Benzin 80 Liraya Yaklaşabilirdi”

Sistemin tüketiciyi ciddi ölçüde koruduğunu vurgulayan Köksal, uygulama olmasaydı akaryakıt fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkabileceğini belirtti.

“Eşel Mobil uygulaması olmasaydı bugün akaryakıt fiyatlarının 80 liraya yaklaşması söz konusu olabilirdi. İlk uygulamaya geçildiğinde yaklaşık 12 liralık bir zam gündeme gelmişti ve bunun yalnızca 3 lirası pompaya yansıtıldı” dedi.

Savaş Uzarsa Kontenjan Uygulaması Gündeme Gelebilir

Köksal, savaşın uzun sürmesi halinde akaryakıt dağıtım şirketlerinin kontenjan uygulamasına geçebileceğini de ifade etti.

“Dağıtım firmaları bayilere sınırsız yakıt vermek yerine kontenjan uygulamasına gidebilir. Bu durumda bazı bayiler istedikleri miktarda yakıt temin edemeyebilir. Böyle bir senaryoda arz sıkıntısı ve kuyruklar oluşması ihtimali gündeme gelebilir” diye konuştu.

Ordu’da Şimdilik Panik Yok

Sahadaki gözlemlerine göre Ordu’da şu an için akaryakıt konusunda bir panik yaşanmadığını belirten Köksal, satışların normal seyrinde devam ettiğini söyledi.

“Vatandaşlar akaryakıt konusunda telaşlı davranmıyor. Araç sahipleri normal şekilde yakıt almaya devam ediyor. Satışlarda olağan dışı bir artış ya da düşüş gözlemlemiyoruz” dedi.

1970’li Yıllardaki Kuyrukları Hatırlattı

Geçmişte yaşanan petrol krizlerine de değinen Köksal, özellikle 1970’li yıllarda Türkiye’de ciddi akaryakıt kuyrukları oluştuğunu hatırlattı.

“O dönemlerde fiyat artışından çok akaryakıtı bulmak büyük sorundu. Aylarca süren kuyruklar oluşmuştu. Bugün ise toplumun daha sakin davrandığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Petrol 100 Doları Aşarsa Risk Artabilir

Petrol fiyatlarının son dönemde hızla yükseldiğine dikkat çeken Köksal, savaşın piyasalar üzerindeki etkisine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Savaş öncesinde 60–65 dolar civarında olan petrolün varil fiyatı bugün 80 dolar seviyelerine geldi. Eğer petrol 100 doların üzerine çıkarsa hem devletin sübvansiyon yükü artar hem de fiyatların daha fazla yükselmesi kaçınılmaz hale gelebilir.”

“En Büyük Temennimiz Savaşın Bitmesi”

Köksal, petrol piyasalarındaki belirsizliğin sona ermesi için en önemli çözümün savaşın bitmesi olduğunu vurguladı.

“En büyük temennimiz savaşın en kısa sürede sona ermesi ya da en azından Hürmüz Boğazı’nın petrol tankerlerine tamamen açık kalmasıdır. Aksi halde petrol piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşanabilir” dedi.

Sürücülere ve Yetkililere Öneriler

Köksal, araç sahiplerine depolarını mümkün olduğunca dolu tutmalarını tavsiye ederken yetkililere de bazı önerilerde bulundu.

Buna göre:

  • Akaryakıt üzerindeki vergilerin gözden geçirilmesi

  • Özellikle Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) yeniden değerlendirilmesi

  • Şoför esnafının yükünü hafifletecek düzenlemelerin yapılması

gerektiğini ifade etti.